Eker I run 15K

Leave a comment

15keker

Sonbahar koşu için meyve toplama zamanı, bende sıradan meyveleri toplamaya başladım. Bu hafta Eker Süt Ürünleri ana sponsorluğunda düzenlenen Eker I Run Bursa koşusuna katıldık. Katıldık diyorum çünkü benimle birlikte minik bir koşucu daha vardı. Arda Bey hayatının ilk koşuna katılıp, bitirdi ve bitirme madalyasını gururla boynuna astı.

500 m’lik minik adımlar koşusuyla, çocukları unutmayan tüm organizasyon katılımcılarına çok teşekkür ediyorum. Hep söylüyorum siz ne yaparsanız çocuğunuz da onu yapar diye. Siz koşarsanız çocuğunuz da koşar, siz okursanız çocuğunuz da okur. Çocuklarımız da düzeltmek istediğiniz davranışları önce kendimizde düzeltmeliyiz. 103 kilo halimle televizyon karşısında otururken Arda’ya spor yap diyemezdim herhalde :)…

İşin organizasyon kısmına gelirsek gayet başarılıydı. İkramlar boldu. Yarış içi su noktaları yeterliydi. Mizuno’nun koşu Tshirtleri kaliteliydi. Minik adımlar koşusunun gelirinin Koruncuk Vakfına bağışlanmasıyla, Sosyal sorumluluk adına da bir şeyler yapılmıştı. Arda’nın koşusunu izlemek için gelen Babanne ve Dede’de hoşnut ayrıldılar… 🙂

15 K kısmında  ise resmen bittim. Parkur’un eğim haritası web sitesinde verilmiş olmasına rağmen, henüz bu konuda tecrübelenmediğim için çok anlayamamışım. Dağa tırmanarak koştuk desem yeridir 🙂 15 kilometre bu güne kadar koştuğum en uzun mesafe oldu. Son zamanlarda Eymir Gölü’nde koştuğum 10K’lar beni 15 kilometreyi çok rahat bir şekilde koşabileceğime ikna etmişti. Ama düz yolda… 🙂

Gerçi Yarış sonunda Ortalama Pace’im 6:28 ‘di ( yani 1 kilometreyi ortalama 6:28 dk’da aldım). Yarış ortamı antreman koşularından biraz farklı oluyor. Hep beklediğimin üzerinde derece elde ediyorum. Bu koşuda da aynı şekilde oldu. Ama acısı öbür gün çıktı. Kaslarımın toparlaması zaman aldı. Yokuşu çıkmak kadar, inmekte farklı kas gruplarını çalıştıran bir eylem. Özellikle düz yolda koşuyorsanız az çalıştırdığınız kas gruplarını.

Önümüzdeki hafta Nike’ın Yakan İçin Koş 7K var. 5 yıl oturduğum Bağdat Caddesinde, Anadolu yakası için koşacağım.

Kalın Sağlıcakla;

Reklamlar

Fish Swim, Birds Fly, Men Run

1 Comment

mizuno

Programın 5. Haftasına gelmiş bulunuyorum. Yandaki instagram hesabından da takip edebileceğiniz üzere, baya ilerleme kaydettim. Koşu-yürüyüş karışımı 8,5 Km’ye kadar çıkabiliyorum. Kilom 98’e geriledi. 🙂 Amacım daha öncede söylediğim gibi kilo vermek değil, ama daha iyi koşabilmek için kilo vermem şart. Bu yüzden kilo konusunda belirli bir hedefim yok. 10 km’yi koşarak, rahatça bitirebilecek kilo benim için ideal kilo.

Yemem içmem de hızlı kilo kaybetmekten çok, koşacak enerjiyi kaybetmeden yavaş yavaş kilo vermek üzerine kurulu. İlk haftalarda daha çok kalori hesabı üzerinden gittim. Hatta bunun için iphoneda kalorimatik diye bir program var ve epey başarılı. Uzun süre kullanınca aşağı yukarı neyin ne kadar olduğunu öğrendim. Bu yüzden artık çok ihtiyaç duymuyorum. Günlük yaklaşık olarak 2000 kalori alıyorum. Ara öğün tavsiye edilmesine rağmen, pek acıkmadığımdan 3 öğün olarak yiyorum.

Sabahları müsli, meyve ve yoğurt, öğlen salata (kafe tipi: bademli tavuk salata, akdeniz salata…vs.) akşamları koşu gününe göre ya karbonhidrat ağırlıklı, yada protein ve lif ( yeşil sebzeler) ağırlıklı bir beslenme rutini benimsedim. Tabi haftasonları ufak esnemeler oluyor. 🙂

Koşu kısmına dönersek, Vodafone İstanbul Maratonu 10K koşusuna kaydımı yaptırdım. 16 Kasım’a kadar hazır olurum diye düşünüyorum. Nike Running’in 5K koçluğu bittikten sonra 10K hazırlıklarına başlayacağım. Ayrıca bir çift Mizuno marka, Prophecy 3 koşu ayakkabısı aldım. Stress emişi inanılmaz gözüküyor. Biraz koştuktan sonra izlenimlerimi yazacağım.

Bu stress konusuna biraz özen gösteriyorum çünkü işe kilolu olarak başladığımdan kemiklerimin üzerine biraz fazla yük biniyor gibi geliyor. Mizuno’larla daha rahat edeceğim gibi…

Son olarak instagram’daki #nikeplus camiası harika. Koyduğunuz koşu fotoğraflarının, dünyanın dört bir tarafından beğenilmesi, harika bir motivasyon sağlıyor.

Sonuç; bekle beni Maraton…

Kalın Sağlıcakla;