Tezat

Leave a comment

Türkiye kafası çok karışık bir ülke. Aslına bakarsanız bu ülkede yaşayan bütün vatandaşlar sistemde bir yanlışlık olduğunu biliyorlar. Ama düşünce sistemlerinde bir bütünlük olmadığı için, öyle yetiştikleri için, kendi içlerinde yaşadıkları ikilemlerle boğuşup duruyorlar…

Bu boğuşmadan kurtulmak ise hiç kolay değil. Kurtulmaya çalıştığınızda, sosyal ön yargılar kervanına kapılıp, dokuz köyden kovuluyorsunuz. Hiçbir yere aidiyetiniz olmadığı için, hiçbir yere de ait olamıyorsunuz. Adınız da Liboş oluyor…

Sanırım gerçek Liberteryanların yaftalanmaktan en nefret ettikleri kelime; Liboş. Çünkü, Liboş kavramının oluşmasına katkıda bulunan din kökenli yazar güruhu, başörtüsü ve ekonomik liberalizmden dem vuruyor. Arada da Kürtçe ’ye göz kırpıyor. Mustafa Kemal diktatör olurken, İslamiyet’in özgürlüğe düşman öğelerinden kimse bahsetmiyor. Eee haliyle bu ikiyüzlü davranış, tepki görüyor.

Kimden tepki görüyor? Bir başka ikiyüzlü gruptan, LGBT hakları, Kadın hakları, Çocuk hakları, Modern yaşam hakları…vs den dem vururken, ANDIMIZ kalkmasın diye de gösteri yapanlardan. Kürtleri, Kürtçeyi yok sayanlardan…

Üçüncü olarak bu iki gruptan nefret eden, aşırı solcu, Marksist, Leninist, Komünist düşünce yapıları var. Bunlar da başka bir tezat. İnsan hakları, Kürt hakları, Aleviler, Emekçiler, Ateizm tamam. Ama iş Ekonomik özgürlüğe gelince herkes eşit! Yaratan, üreten insan? O da eşit. Bu eşitliği kim sağlayacak? DEVLET. E siz devlete karşı değil miydiniz?

Gerçek özgür düşünceyi, bir yere yaltaklanmadan savunmak çok zor zanaat. Önce Dine yaltaklanmamak için ateist olacak insan. Öyle tatlı su Müslümanı diil, bildiğin ateist. Sonra Tarihsel açıdan Objektivist olacak, Mustafa Kemal’e, Cumhuriyete haddini aşan kavramlar yüklemeyecek. Milliyetçilik, Cinsiyet ayrımcılığı yapmayacak. Devletin, minnacık öyle her yere burnunu sokmayan bir yapı olmasını isteyecek. Birde üstüne üstlük Kapitalizmi, Serbest pazarı savunacak…. Sonrada Tezatlar ülkesinde, taşlanmadan yaşamayı ümit edecek…

Liberty. It’s a simple idea, but it’s also the linchpin of a complex system of values and practices: justice, prosperity, responsibility, toleration, cooperation, and peace. Many people believe that liberty is the core political value of modern civilization itself, the one that gives substance and form to all the other values of social life. They’re called libertarians.

Kalın Sağlıcakla;

Paket

Leave a comment

presentBence bu pakette yanlış hiçbir adım yok. Adının demokratikleşme paketi olması, yapılan değişikliklerin miktarı ve kimin tarafından yapıldığı dışında! Daha önce dediğim gibi demokrasi abartılmış bir kavram. Asıl olan ne kadar özgür olduğumuz. Gezi olaylarını hepimiz gördük, yaşadık. AKP’nin özgürlüğe ne kadar taraflı yaklaştığını da, bir kez daha tescilledik. O yüzden, yapılan değişiklikler doğru olsa da, değişikliğin miktarı ve kimin tarafından yapıldığı çok önem arz ediyor. İzin verin açıklayayım…

Türkiye gibi Devletçi yapının hakim olduğu ülkelerde. Devlet, en önemli güç odağıdır. Devletin sahibi olan gücünde sahibi olur. Devlet küçülmedikçe, güç bölünmez. Sadece el değiştirir. Ve eğer bir politikacı devletin yapısını küçültmeden, reformlardan, özgürlüklerden bahsediyorsa sadece kendi temsil ettiği zümre için ayrıcalık istiyordur. Aslında, istemiyordur ama istiyormuş gibi görünüyordur. Çünkü zümrenin istediğini tam olarak verirse, kendi varlığını da tehdit edebilir. Eğer tam olarak vermek mecburiyetinde kalırsa, toplum algısını her an kaybedilecek bir şeymiş gibi şekillendirmelidir. Laiklik elden gidebilir, Din elden gidebilir, Türklük elden gidebilir vs…

Şimdi, ant ile başlarsak. Bireyin varlığını, toplum varlığına feda eden bir şiirin her sabah tekrarlanması belki bugün bazılarımızın bireyci anlayışı halen kavrayamamalarının asıl sebebidir. Sadece komünist rejimlerde görülen böyle bir andın kalkmış olması son derece doğaldır. Ancak, kaldırılmasındaki amacın kendisinin neden yanlış olduğunu anlamaktan ziyade, İçeriğindeki Türklük vurgusundan kaynaklandığını düşünenler yanılırlar. İçerisine “Ne mutlu Türk’üm ve Kürt’üm diyene  veya Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği” gibi bir şey eklenip devam ettirilseydi de son derece yanlış olurdu. Yani demek istediğim Ant’ın kaldırılmasındaki amaç, Kürt vatandaşları mutlu etmekse ki öyle gözüküyor, yanlıştır. Ve Amaçtaki bu yanlışlık, andın kaldırılmasının arkasındaki zihniyetin, toplumu bireylere ayrıştırmaktan çok, başka bir birleştirici unsur aradığının kanıtı olabilir. Bu, özellikle Liberteryanların muhafazakârlar hakkında dikkat etmesi gereken bir husustur.

Kamuda başörtüsü yasağının kaldırılmasına gelirsek, burada benzer amaçtan söz etmek sanırım doğru olmaz. Yani, Erkek egemen devlet yapısında cemaatin, dincilerin 15 yılda yeterince kadrolaşamadığını düşünmüyorum. Başörtülü bayanların devlet memuru olabilmeleri adımı, sanırım AKP’nin yeni oluşan Nurjuvazi’ye kızgın olan taban seçmene yönelik bir hareketi. Yani pastadan pay alamayanlara, bakın hala sizin için bir şeyler yapıyoruz mesajı vermek. Ama biz gidersek, bunların hepsini sizin elinizden alırlar korkusunu nasıl verirler? Onu bilemiyorum. Gezi hareketi sayesinde anti-kapitalist Müslümanlar epey revaçta görünüyor.

Hristiyan unsurlara, vakıflara arazilerin iadesi olumlu bir aşama. Hem Avrupa’ya hoş görünüyor hem de dengeleyici bir unsur olabilir. Ancak, Alevilere paketten bir şey çıkmaması Sünni Müslümanlığa karşı gerçek manada dengeleyici bir unsura, çifte standart uygulandığını gösteriyor.

Şeçim barajı en önemli madde, gerçi öyle mi olsa şöyle mi olsa diye geyik yapılmış. Ben bu konuda samimi olunduğuna inanmıyorum ama BDP’nin bastırmasından dolayı barış koşulu olarak baraj düşerse, işte o zaman mecliste bir şeyler olabilir. Liberaller, aslında inanmadıkları görüşlere sahip ana akım partilerden kurtulup, kendi görüşlerini yansıtan gerçek manada Liberteryan bir parti bulabilirler. Özellikle Amerika’nın ve Avrupa’nın geçirdiği krizlerden sonra ciddi bir yükselişte olan Liberteryanizm ( Amerika’nın solcuları Liberaller ile karışmasın diye söylüyorum, bizde Liberalizm) Türkiye siyasetinde etkili bir konuma gelebilir. Diğer klavye, özel okullar, yer adlarının iadesi falan paketin faso fiso kısmı.

Son olarak diyeceğim, bu paket seçim paketi. Ambalajı güzel, ama içinden yine devlet çıkıyor. Ama hep söylediğim gibi, bazen yanlış amaçla yapılan doğru şeyler, amacı güdenin sonunu getirebilir. Bu tarz hareketler bana AKP’nin ve muhafazakâr çevrelerin son çırpınışları gibi geliyor. Gezi hareketinde, Özgürlük arayan gençler, nereye bakacaklarını bulabilirlerse…

Kalın Sağlıcakla;