Seçimin Ardından

1 Comment

lib

Öncelikle AKP’yi ve Tayyip Erdoğan’ı tebrik ediyorum. Gezi Parkından beri takındığı ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı, dış mihraklar üzerine kurulu siyasi çizgisini de tebrik ediyorum. Bu kadar yolsuzluğa, cinayete, polis şiddetine, savaş çıkarma planlarına rağmen bu seçimin kazanılması büyük bir başarıdır. “Cahil Halk işte, bir kömür için oyunu satıyor” veya “ Oylar çalındı, elektrik kesildi” bahaneleriyle açıklamaz! Açıklanmamalıdır.

Ankara’da Mansur Yavaş’ın kıl payı alması veya kıl payı kaybetmesi arasında bence fark yok. Eğer Mansur Yavaş kazansaydı yine, AKP’yi tebrik etmek gerekirdi. Bu kadar olayın üzerine, o kadar oy aldığı için. Ve yine aynı şekilde CHP’yi başarısızlığından dolayı eleştirmek gerekirdi.

İsteyen istediği, gibi alınabilir. Sırf, Tayyip Erdoğan’a bir cevap verebilmek için, birçok insan inanmadığı ideolojileri savunan, sevmediği insanlara oy verdi. Tatava yapmamak için, bastı geçti. İşte CHP’nin aldığı oy kendi tabanı ve bu oyların toplamıdır. Üstelik AKP ile didişen Cemaatin desteği ile bu kadar alabilmiştir. Demek ki CHP, AKP’den hiç oy alamamıştır. Bu tablonun en basit özeti budur.

Demek ki O Dev Çınar, Yeni Filiz’deki Yeni Filiz sadece tomurcuk olarak kalmıştır. Ankara’nın doğusunda CHP’nin adı bile yok! Antalya tekrar AKP’ye geçti. Akaydın orada 5 sene belediye başkanlığı yaptı. Demek ki Antalyalılar memnun kalmamış. “ Efendim, hükümet çok zorluk çıkardı da, soruşturma geçirdi de, para vermiyor da…vs.” . Büyükerşen nasıl yapıyor peki? AKP ona kaynak mı yığıyor?

En nefret ettiğim şeydir, kaybedince suçu dışarıda arayan insan. Hakem penaltıyı vermedi. Hakem penaltıyı vermez arkadaşım. Sen 5 gol atacaksın ki, hakem 4 tane penaltı verse de kaybetmeyeceksin!

Peeekii Bertan Sen CHP’li misin de bu kadar doldun?

Benim dolmamın sebebi zaten CHP’li olmamam. CHP’nin içinde çok sevdiğim insanlar var ama bu blogda okuduğunuz üzere, CHP’nin çoğu politikası benimle ters. CHP ile kesiştiğimiz belki tek nokta modernite. Onun dışında iktidara gelse, eminin AKP’den daha çok eleştiririm. İşte bu yüzden kendime kızıyorum. Oy verdiğim için kızıyorum. Çünkü CHP benden aldığı oyla, kendini başarılı görüyor. Oylarını arttırmış olarak görüyor.

AKP seçmenine kızıyoruz biat kültürü diye, Tayyip kültürü diye. Bizim yaptığımız ne? Biz biat etmiyor muyuz? AKP’ye oy veren herkes mi vicdansız? Yoksa tıpkı bizim gibi onlarda kazandıklarını kaybetmeme korkusuyla, yanlış buldukları şeyler yapan bir partiye oy veriyorlar?

Demek ki CHP verememiş o güvenceyi, AKP seçmenine.

Velhasıl Kelam bundan sonra kimse bana oyları bölmeyelim geyiği yapmasın. Başarısız olan yıkılacak ki, yerine daha iyisi daha güzeli gelsin.

Serbest Piyasanın, İnsanın evriminin temelinde bu var. Biz hastalıklı yapıları yaşatmaya çalıştıkça onlar bizi dibe çekiyorlar. Yeni akımlara yer açmıyorlar. Seçim öncesi yazdığım iki popülist yazımı da yok sayın. Ama ibret için orada duracaklar. Bana tek değerimi hatırlatması için. Bundan sonra siyasi olarak benden LİBERTERYANİZM’den başka bir kelam duymayacaksınız.

Kalın Sağlıcakla;

Öküz Öldü, Kavga Bitti

Leave a comment

deadcow

Ortalık toz duman. Paralel devlet, Derin devlet, alternatif devlet… amma çok devlet tipi varmış, da bizim haberimiz yokmuş. 🙂 Şimdi bu yapılanmaları Türkiye’ye veya döneme özgü zannetmeyin. Türkiye’de hep vardı zaten. Dünya’da da sayısız örneği var. İnsanoğlu bir gizli organizasyon kurmaya görsün ! ilk sızmak istediği yer DEVLET. Eee haklılar tabi, suyun başını tutacaksın. Sen tutmazsan, başkası tutar.

Bizde oturduğumuz yerden, “ Ahhh, ahhh” deriz. “ Şöyle namuslu, dürüst bir lider gelmedi ki başımıza!!” . “ Hepsi aynı, kime oy versek eninde sonunda götürüyor.” Orada da kalır muhabbet. Çözüm olarak insan değişikliğini görürüz. Sistemi değiştirmeyi ise hiç düşünmeyiz.

Nedir Sistemde Yanlış Olan?

Türkiye, inanılmaz derecede DEVLET’çi bir ülke. Devlet olmadan tuvalete gidemeyecek hale gelmişiz. Taa ilkokuldan beri beynimize işleniyor DEVLETÇİLİK. Her fırsatta da pekiştirmesi yapılıyor. “ Türkiye, devlet geleneği çok sağlam olan bir ülkedir!!” Pehhh PEhhh Pehhh. İşin içine gelenekte girdi. Şimdi kimin haddine bunu sorgulamak!

2 kere 2 dört eder. Yani Devlet olmazsa Paraleli de, Derin’i de, Alternatifi de olmaz! “ Vay efendim, sen devleti ortadan, kaldırmaya çalışıyosun! Vatan hainisin!” . Öncelikle kimse Devleti ortadan kaldırmaya çalışmıyor. Bireysel Anarşi de, tıpkı komünist ütopya gibi, gerçek dışı bir hayaldir. Adı üzerinde ütopyadır. İnsanın “mükemmel” olmasını gerektirir. Ama tabi ki mükemmel insan yoktur. Dolayısıyla mükemmel sistem de yoktur.

Benim söylediğim, Devlet’e verdiğimiz kendimizin yapabileceği her yetki, bahsi geçen diğer devlet yapılarının güçlenmesi için bir ortam sağlar.  Örnekler vererek açıklayalım.

Mesela İmar en çok yolsuzluğun olduğu alanlardan biridir. Benim görüşüme göre hukuksal olarak denetlenmesi en kolay, ve en çok bölgede oturanların insiyatifine hitap eden, en küçük yerel yönetimlere bırakılması gereken bir konudur. Biz ise bu işi, kocaman devlete bırakmışız.

Bu iş, büyük devlete kalınca ne oluyor? Sizin semtiniz 4 katlı evlerden oluşurken, bir anda yanınızda bir gökdelen bitiyor. Bir bakmışsınız imar planı değişmiş. Değişmeden önce birileri bütün arsaları toplamış, şimdi rantını bir güzel yiyor. Eee imar planının nasıl değiştiği ise malum..

Başka bir örnek TCDD yıllardır ilerleme kaydedemeden öylece duran bir kurumdu. AKP döneminde hareketlendi. Sormak lazım neden hareketlendi? İhalelerde neler oldu? Kimler aldı? Müdürler zenginleşti mi? Oysa özelleştirilmiş olsa, yolsuzlukla alakası olur muydu? Mesala PEGASUS’ta yolsuzluk olabilir mi? Ayrıca Japonya’da bütün metro,tren vs.. hep özel şirketlerde. Ne kadar gelişmiş olduğu da ortada.

Sonra Bilgi Teknolojileri kurumu diye bir şey var. RTÜK diye bir şey var. Bunlar hep çocuklarımızı korusun diye, devlete havale ettiğimiz işler yüzünden meydana gelen oluşumlar. Çocuklarının ne izlediğini, neye eriştiğini izlemek ve korumak ailelerin görevidir. Eğer yetki devlete kalırsa, o kendi işine gelen şekilde yayınları düzenler.

İstediğiniz her kurum hakkında örnek verebilirim ama lafı daha fazla uzatmayayım. Devleti bu kadar güçlü yapan bizleriz. Bizim verdiğimiz onay. Geçici bir güvenlik için, özgürlüğümüzden vazgeçiyoruz. Paralel Devletle, Derin devletle savaşmanın bir tek yolu var. O da Yasal Devletin sınırlarını daralmaktan geçiyor. Bunu anladığımız zaman, bir padişahı indirip yerine başka bir padişah koymayacağız…

“Remember, all men would be tyrants if they could. If particular care and attention is not paid to the ladies we are determined to forment a rebellion, and will not hold ourselves bound by any laws in which we have no voice, or representation.”

― Abigail Adams ( Kadın Hakları üzerine)

Kalın Sağlıcakla;