Color Sky 5k İstanbul

Leave a comment

Öncelikle bu organizasyondan haberdar olmamı sağlayan Kenan’a (aka Tercumancı) ve GDrunclub’ın tüm üyelerine teşekkür ederim. Hem onlarla tanışma fırsatı buldum, hem de çekirdek aile olarak günübirlik bir İstanbul gezisi yaptık. Gerçi arabayla günübirlik İstanbul, birde üstüne koşu biraz yorucu oldu ama Arda’nın çok hoşuna gitti. Koşunun sonundaki renk partisinde epeyce coştu.

ColorSky 5K yapısı itibariyle “Koşu” kısmı biraz geri planda, eğlence dozu ise yüksek bir organizasyon. Bu şu demek, koşuda bir sıralama yapılmıyor, bitirme süresi yok hatta ara sıra kestirmeden gitmek bile mümkün. Finish çizgisinde kimse boynunuza bitirme madalyası takmıyor, hatta bitirmeden direk parti alanına kaçmak mümkün.

Amaç her yaştan herkese koşuyu sevdirmek, belki başlatmak olsa da ben şahsen biraz daha ciddiyet olsa daha iyi olurdu diye düşünüyorum. Yani boya püskürtme ve bunun her kilometrede kazanılan bir ödül olması fikri çok hoş ama bence koşuların en haz veren tarafı bitirmenin verdiği başarmışlık hissi. O olmadan biraz eksik kalıyor. Gerçi bu benim için böyle ve bu koşunun adı üzerinde “FUN RUN” yani bitirmeyi kafaya takmadan koşmak gerekiyor 🙂 .

Hatta bu rahatlık, koşunun sonlarına doğru epey komik görüntülere sahne oldu. İstediği kadar boyanamamış koşucular, Renk istasyonlarında yığılmış yerlerdeki boyaları üzerlerine sürüyorlardı. Görüntü, hani şu şifalı çamur havuzları olur ya, millet her yerine çamur sürer. O çamurun pembe olduğunu düşünün… 🙂

Ha birde ileride böyle bir Renkli koşu organizasyonuna katılacak olursanız, o GIDA boyası sanıldığı kadar kolay çıkmıyor, söyleyeyim..

Kalın Sağlıcakla;

Reklamlar

Newbalance Eskişehir 10K

1 Comment

104

Önceden gördüğümde daha 10K koşamam deyip, es geçtiğim; ama oğlana ayakkabı almaya gittiğimizde bir anda gaza gelip, hemen kayıt olduğum bu koşu için Newbalance’a teşekkürlerimi iletiyorum. Hayatımın ilk yarışında bana harika bir deneyim yaşattı. Uzun zamandır bu kadar tatmin olduğum bir aktivite yapmamıştım.

Başa dönersek, daha önce yazdığım gibi İstanbul Avrasya maratonunun, 10K koşusuna hazırlanıyordum. Hazırlık için Nike Running’in 5K programını bitirdikten sonra 10K programına başlamıştım. Son yaptığım antrenman koşularında 8-8,5 km civarında koştuğum zaman, çok rahat bir şekilde bir bu kadar daha koşarım gibi hissediyordum. Eskişehir koşusunu gördüğümde de bir antrenmanın yerine bunu koyarım, biraz da hafif tempoda koşarım maksat yarışa katılmak olsun diye düşündüm. Gelin görün ki yarış atmosferi farklı oluyormuş !! 🙂

Yarış sabah 10’da başlayacağı için ailecek 6’da kalkıp, Ankara’dan Eskişehir’e doğru yollara düştük. 9’da yarışın başlayacağı noktaya gelmiştik. Yarış kitini çok hızlı bir şekilde aldıktan sonra ( organizasyon süperdi), Göğüs numaramı tişörtüme iğnelerken duyduğum heyecanı anlatamam. Daha sonrasında toplu ısınma biraz sakinleştirdi. Başlagıç noktasında yerimi aldıktan sonra, Nike Running’deki ayarları yaptım ve startla beraber programı çalıştırdım.

Aslında atmosferi daha iyi hissetmek adına, programı sessiz kullanacaktım ama Pace ayarlaması için kendime güvenemedim. Güvenmemekte de haklı çıktım. 🙂

Yarıştan önce kendi kendime “yavaş başla, tükenme, daha sonra hızlanırsın” diye tekrarlamama rağmen, 1. Kilometrede 6:20 pace ile bugüne kadar ki rekorumu kırmışım. Hızımı kulaklıktan duydukça tempoyu hafifletmeye çalıştıysam da her seferinde aynı pace’i duydum. Etrafında bir sürü koşucuyla beraber koşmak, sanırım tempoyu ister istemez yükseltiyor. İşin içine ilk yarış heyecanı da girince, yarış sonunda bütün kişisel rekorlarımı altüst ettim. 🙂 10 kilometreyi 1 saat 5 dakika içinde tamamladım.
Son iki yüz metreyi, Arda’nın “ Babaaa, Babaaa” bağırışları içinde geçtim. O kadar heyecanlanmış ki, birinci olsam da bu kadar sevinirdi. Katılım madalyasını boynuna geçirdiğimde zevkten dört köşeydi. Karıcığımın da hakkını yemeyeyim, yağmurun altında çekim yapmak için epey ıslandı.

Sonuç olarak harika bir deneyimdi. Koşu sırasındaki keman trio’ları, Su püskürtücüleri, su istasyonlarıyla harika bir organizasyondu. Bundan sonra Newbalance koşularını kaçırmayacağıma emin olabilirsiniz. Next Stop…. İZMİR 🙂

Kalın Sağlıcakla;