Sansüre İnat

Leave a comment

TURKISH_INTERNET_BAN

İnternet yasasının onaylanmasıyla beraber artık molayı kaldırmanın zamanı geldi. Bir ay dayanabilmişim. Olsun bir ay, bir aydır. En azından yeni şeylere başlama fırsatı buldum. Mesela Coursera’dan “ Amerikan Anayasa Hukuku ve Tarihi” dersi almaya başladım. Haftada 4 saat forumlarıyla, quizleriyle, yazılı ödevleriyle gerçek manada interaktif ders alıyorsunuz. Başarıyla tamamlarsam sertifikamı buraya asarım 🙂 . Hem de YALE üniversitesinden…

İkinci olarak koşmaya başladım. Hedefimde maraton koşmak !! 42 kilometre gibi bir mesafeyi koşmaya neden gaza geldiğimi soracak olursanız, Haruki Murakami’nin “ Koşmasaydım, Yazamazdım” isimli kitabına göz atın. Derdim, sigarayı bırakırken yaşadığım motivasyona benzer olarak, uzun yaşamak değil ; iyi yaşamak! Sigarayı bırakırken “ Sigaradan hemen kurtul” diye bir blog yazmıştım. Bıraktıktan sonraki aşamada, devamlılığı sağlamak için çok yardımcı olmuştu. Şimdi de koşmak için aynı şeyi burada yapacağım. Yani, sağdaki kategorilere bir yenisi eklenecek…

Son bir ayda olanlardan kısaca bahsettikten sonra gelelim asıl konumuza. Yasama organımızın, Yürütme organımızın elinde olmasından sebeple kendileri çalıp, kendileri oynuyorlar. E Cumhurbaşkanı da “Veto” kaleminin yerini unutmuş durumda. İş yine Anayasa Mahkemesine kaldı. Oradan döner, dönmez bilemiyorum ama sonuçlanana kadar İnternetimiz TİB denilen bir kurumun, dolayısıyla da hükümetin denetimi altında. Ben bu TİB’i Ayn Rand’ın meşhur romanı “Atlas Silkindi” deki Ulusal Bilim Enstitüsüne çok benzetiyorum. Eğer fırsatını bulup okursanız, bana hak verirsiniz :).

Başbakan geçen gün “Amerika ve Avrupa’da benzer girişimler, benzer yasalar var.” Dedi. Doğruda söyledi. Hatta NSA, internette olanları gözlemek için yasaya bile ihtiyaç duymuyor. Ancak bu sansür işinde ince noktalar var. Bunlar onu bilmiyor ! :). İşi Orwell’in 1984’üne getirecekler neredeyse….

Yaw sen milletin eğlencesini, pornosunu, kendi arkadaşlarının bile okumadığı facebook’ta , Twitter’da iki eleştirisini, küfrünü ne diye yasaklıyorsun ki !!! Millete boş boş korku salıyorsun… Sonra insanlar iyice “ Özgürlük” diye tutturacak! Boş konuları bırakıp daha mühim meseleleri öğrenecekler. Mesela Kürtlerin yaşadıklarını, Ermeni meselesini, Objektif tarih anlayışını, Özgürlüğün temellerini falan öğrenirlerse ne yapacaksın. İş gezi olaylarındaki gibi Ulusalcı protestolardan çıkıp, toplumda birleşmeye sebep olursa ne olacak!  Böyle şeylere hiç gerek yoktu…

Ana akım medya zaten istikrar, iş meseleleri yüzünden bolca sansür uyguluyordu. İnsan birazcık bakar, diğer meslektaşları ne yapıyor diye. Şimdi herkesi düşman ettin kendine!

Bak sırf sansüre inat yazılar yazıyor insanlar 🙂

Kalın Sağlıcakla;

“ Yasama iş başında olduğunda kimsenin canı, özgürlüğü ve mülkü güvende değildir !” Mark Twain

İnternet

Leave a comment

” National borders aren’t even speed bumps on the information superhighway.”

Tim May

 Kontrol edilemeyen şey, toptan yasaklanmalıdır zihniyetinin son ürünü 22 Ağustos 2011 filtreleme sistemleri. Artık OpenDNS üzerinden girilebilen siteler direk İp bann’ li olacak. Bireylerin otokontrolünün olmadığı varsayılarak hazırlanan paketler daha ziyade çocukların porno’ya erişimini ve çocuk pornosunu engellemeyi hedeflese de kurunun yanında yaşta yanacak. İlk başta herşeyde olduğu gübi sivil toplum biraz tepki gösterecek ama geri adım atılmayacak. Yasalar çıkacaaaak…Peki sonrasında ne olacak ?

” İnternet ” in dinamiklerini anlamayan BTK yaptığı filtrelemenin hiç bir işe yaramadığını, hatta engellemeye çalıştığı içeriğe erişimin daha çok arttığını görecek. İnterneti “Su” ya benzetiyorum ben, bir çatlaktan mutlaka sızar ve kendine yeni bir yatak oluşturur. Bulduğu yeni yol, yeni alternatifler getirecek. Proxy kullanmaya alışık olmayan halkımız Proxy’yi keşfedecek…! ve bunu sadece YouTube’a erişebilmek için yapacak. Ama proxy le birlikte diğer yasaklanan içeriğe de erişim sağlayabilecek!!…Çok daha fazla Anonim olam P2P paylaşım miktarı artacaaaak

İnternetin sınırsız olanaklarını kullanmaya alışmış, bilinçli insan geri adım atmayacak ve bir yol tıkandığında mutlaka bir yol bulacak. İnsanlar gezmesine, hareketlerine çok karışılan ergenler gibi dayanamayıp patlayacak! ve çevresindekileri de etkileyecek. Zeitgeist hareketi gibi hızla yayılacak…

Bu durum bütün Dünya’da böyle… akıntıya karşı kürek çeken hükümetler ve Çağlayanın ta kendisi ” İnternet”. eee Peki sen Terörist siteleri, çocuk pornosunu mu destekliyorsun ? özgürlüğün de bir sınırı olması gerekir diye mi düşünüyorsunuz ? bunun cevabı basit..”Bireyin özgürlüğü diğer bireylere zarar vermediği sürece”…

İnternet sorunun çözümü onu yaratanın zihninde. Değişmesi gereken…değiştirilmesi gereken zihinler!. Doğru bilgiyi seçmeyi öğrenmiş zihinler. İnterneti doğru kullanmayı öğreten Aileler ve Okullar…ama buları değiştirmek kolay değil, o yüzden “Biz sizin yerinize düşünelim ve Filtreliyelim ( Big Brother misaliiiii)!!” zihniyeti hakim.

Sonuç olarak yapmamız gereken interneti sonuna kadar korumak ve savunmak, Bugün karanlığın karşısındaki tek ışık İnternettir…..

Kalın Sağlıcakla..