Stüdyo Okullar

2 Comments
Reklamlar

Bonsai Nesli

Leave a comment

Yeni eğitim sistemimiz herkese, özellikle de Dindar gençliğimize hayırlı olsun. Sistemin kabul edilmesini  engellemeye çalışırken , Muhalefet özellikle Din,Şeriat….vs. konuları üzerinden gitti. Hoş , gitmeseydi de çok bir şey değişeceğini zannetmiyorum. Ne de olsa Totaliter bir rejim de yaşıyoruz… Ben ise bugün o konulara hiç girmeyeceğim.Madalyonun biraz öteki yüzünü konuşalım…

Hükümet bu sistemin çıkarılmasında en büyük desteği sanayicilerden aldı. Yıllardır bizim sanayicimiz ARA eleman bulamamaktan şikayet eder, durur. Son yıllarda “ Sanayi Devrimi” yaşadığımız gibi bir algı’da oluşturuldu. Şimdi bu eğitim sistemiyle de Sanayinin ihtiyacı olan meslek eğitimi almış, iş gücü yetiştirilebileceği düşünülüyor veya iddia ediliyor.  ( En çok ihtiyacımız olan meslek imamlık tabi ki o ayrı ! ) . Birde Başbakan, Üniversite sınavını kaldırmaktan bahsediyor. (  Yaşasın ! Çocuklar Sınav stresinden Kurtulacak !! )

Ama kazın ayağı maalesef öyle değil ! Öncelikle “ Sanayi Devrimi “ yaşadığımız falan yok ! Hem Avrupa ve Amerika “ Sanayi Devrimi “ yaşarken bile böyle bir sistem gütmedi. Şu anda tamamen terk etmiş durumdalar.

Çocuklara gerekli temel eğitimi veriyorlar. Temel eğitim derken bizdeki gibi değil. Düşünmeyi, seçmeyi , karar vermeyi , yaratıcılığı öğretiyorlar. Kimse meslek falan seçmiyor. Hatta 18 yaşına geldiğinde bile öğrenci meslek eğitimine başlamıyor. Üniversite ortamında biraz takılıyor. İstediği derslere girip çıkıyor. Bölüm geçişleri kolay. Ortak dersler fazla….vs.vs. Hatta baktı ki Üniversite ona göre değil…bırakıyor! Çünkü hayatı üniversiteye gitmez ise sefil olmuyor !

Ne demek Sefil olmuyor ? Şu demek. İsterse Devlet Memuru olabiliyor. Ufak mesleki eğitimler alarak ARA eleman ( Makine Teknisyeni, Vinç Operatörü , Hasta Bakıcı  ) olabiliyor. Bu meslektekiler bizde hiçbir eğitimden geçmiyor. Hepsi  Alaylı, ve ilkokul mezunu. Komik olan ise bu mesleklerde çalışanlardan bazılarının İŞLETME mezunu da olabilmeleri ! Üniversiteliler iş bulamadıklarından, bu ara mesleklere yöneliyorlar.

Ayrıca, bizde Sistem o kadar takılı ki , örneğin Lisede MF seçmiş bir öğrenci, 30 yaşında üniversite sınavına girerse ve Sosyal bir branş okumak isterse. Puan’ı düşüyor. 15 sene önce yaptığı seçim yüzünden eli kolu bağlı.!!

 Meslek Ortaokulları

Şimdi, 10 yaşından sonra çocuklar, Ailelerin “ Bizim gibi sürünmesin, bir meslek sahibi olsun” düşünceleri eşliğinde, bir meslek okuluna yönlendirilecekler. Sonra ne olacak bu çocuklara ?

10 yaşından itibaren Elektrik Teknisyeni eğitimi dayatılmış bir çocuk düşünün. 8 yıl boyunca, uyduruktan verilen temel derslerle birlikte, bu eğitimi almış. 18 yaşına geldiğin de  üniversite sınavına girebilirsin denmiş. Katsayın düşmeyecek, ne istersen olabilirsin….İronik değil mi ? Hiçbir yeteneği, yaratıcılığı keşfedilmemiş bu çocuktan, seçim yapma şansı verilmemiş ve seçim öğretilmemiş bu çocuklara, sanki bir seçim şansları varmış gibi sunuluyor!

Bu sistemdeki asıl problem 10 yaşındaki bütün çocukların tek bir hammaddeden yapıldığının var sayılması ve bu hammaddeye hep aynı kalıbın basılması. Meslek eğitimi işte bu kalıp oluyor. Siz kalıbı ne kadar erken yaşta basarsanız, çocuğun o kalıbın dışına çıkma şansı o kadar azalıyor. Sistem için, Bireyin kurban edilmesinin bundan daha güzel bir örneği olamaz herhalde J .

 Devlet Okulları ve Kolejler

Bu okullara giden çocuklar meslek okullarına giden çocuklara göre daha şanslı görünebilirler. Ancak şu anki Üniversitelerin durumu ve Üniversite Sınavından dolayı bu çocukların da çok farklı olduğu söylenemez. Belki Ortaokul çağlarında biraz daha özgür olacaklar o kadar. Çünkü sistem aynı Kalıbı onların üzerine Lisede geçirecek. Buradaki Kalıbın adı “ Soru Bankası Eğitimi “ . Tamamen tek bir sınava odaklanmış, test çözme teknikleri. Üstelik bu çocukların meslek eğitimi olmadığından, üniversiteye girmeye de mecburlar !

 Sistem Nasıl Olmalı ?

Eğitim sistemi tek başına değiştirilebilecek bir sistem değildir. Ancak Ülkedeki genel sistemle birlikte değiştirilirse başarılı olabilir. Daha net olmak adına nelerin değişmesi gerektiği hakkındaki  düşüncelerimi , maddeler halinde yazıyorum

  • Devlet Memurluğunun belli kademeleri için gerekli Üniversite şartı kaldırılmalı
  • Her Şehir’e bir Üniversite gerekli olduğu düşüncesi terk edilmeli. Hocası olmayan Üniversiteler açılmamalı. ( Hatta bazıları kapatılmalı. )
  • Belirli kentler Üniversite Şehirleri olmalı. Akademik Ortam şehrin geneline yayılmalı
  • Temel Eğitim kesintisiz olarak 12 yıla çıkmalı
  • Lise sonrası Meslek Okulları ve Meslek Eğitim Kurslarının sayısı arttırılmalı
  • Ülke genelinde ihtiyaç duyulan alanlara yönelimi arttırmak için Bireylere bu alanları seçme özgürlüğü verilmeli. Alanların prestiji ve maddi getirisi üzerine çalışmalar yapılmalı.  ( Ör : Batı Ülkelerinde Otobüs şoförleri ciddi eğitimlerden geçer. Tatmin edici bir maaş alırlar. Lise mezunudurlar. Çoğunlukla işlerini kendileri tercih etmişlerdir. Toplum tarafından gerekli saygıyı görürler. Saygı açısından bakıldığında bizim toplumumuzun Pilotlara gösterdiğine benzer bir saygı görürler.)
  • Açık Öğretim Kaldırılmalı veya Diplomasına Prestij kazandırılmalı.
  • Bu maddeleri gerçekleştirirken çok ciddi bir nüfus planlaması işin içinde olmalı.

Sıkıldınız Değil mi ? Çok konuştum, biliyorum. Ama memleketin giderek karanlığa gömüldüğünü görmek üzüyor…

Kalın Sağlıcakla;