Öküz Öldü, Kavga Bitti

Leave a comment

deadcow

Ortalık toz duman. Paralel devlet, Derin devlet, alternatif devlet… amma çok devlet tipi varmış, da bizim haberimiz yokmuş. 🙂 Şimdi bu yapılanmaları Türkiye’ye veya döneme özgü zannetmeyin. Türkiye’de hep vardı zaten. Dünya’da da sayısız örneği var. İnsanoğlu bir gizli organizasyon kurmaya görsün ! ilk sızmak istediği yer DEVLET. Eee haklılar tabi, suyun başını tutacaksın. Sen tutmazsan, başkası tutar.

Bizde oturduğumuz yerden, “ Ahhh, ahhh” deriz. “ Şöyle namuslu, dürüst bir lider gelmedi ki başımıza!!” . “ Hepsi aynı, kime oy versek eninde sonunda götürüyor.” Orada da kalır muhabbet. Çözüm olarak insan değişikliğini görürüz. Sistemi değiştirmeyi ise hiç düşünmeyiz.

Nedir Sistemde Yanlış Olan?

Türkiye, inanılmaz derecede DEVLET’çi bir ülke. Devlet olmadan tuvalete gidemeyecek hale gelmişiz. Taa ilkokuldan beri beynimize işleniyor DEVLETÇİLİK. Her fırsatta da pekiştirmesi yapılıyor. “ Türkiye, devlet geleneği çok sağlam olan bir ülkedir!!” Pehhh PEhhh Pehhh. İşin içine gelenekte girdi. Şimdi kimin haddine bunu sorgulamak!

2 kere 2 dört eder. Yani Devlet olmazsa Paraleli de, Derin’i de, Alternatifi de olmaz! “ Vay efendim, sen devleti ortadan, kaldırmaya çalışıyosun! Vatan hainisin!” . Öncelikle kimse Devleti ortadan kaldırmaya çalışmıyor. Bireysel Anarşi de, tıpkı komünist ütopya gibi, gerçek dışı bir hayaldir. Adı üzerinde ütopyadır. İnsanın “mükemmel” olmasını gerektirir. Ama tabi ki mükemmel insan yoktur. Dolayısıyla mükemmel sistem de yoktur.

Benim söylediğim, Devlet’e verdiğimiz kendimizin yapabileceği her yetki, bahsi geçen diğer devlet yapılarının güçlenmesi için bir ortam sağlar.  Örnekler vererek açıklayalım.

Mesela İmar en çok yolsuzluğun olduğu alanlardan biridir. Benim görüşüme göre hukuksal olarak denetlenmesi en kolay, ve en çok bölgede oturanların insiyatifine hitap eden, en küçük yerel yönetimlere bırakılması gereken bir konudur. Biz ise bu işi, kocaman devlete bırakmışız.

Bu iş, büyük devlete kalınca ne oluyor? Sizin semtiniz 4 katlı evlerden oluşurken, bir anda yanınızda bir gökdelen bitiyor. Bir bakmışsınız imar planı değişmiş. Değişmeden önce birileri bütün arsaları toplamış, şimdi rantını bir güzel yiyor. Eee imar planının nasıl değiştiği ise malum..

Başka bir örnek TCDD yıllardır ilerleme kaydedemeden öylece duran bir kurumdu. AKP döneminde hareketlendi. Sormak lazım neden hareketlendi? İhalelerde neler oldu? Kimler aldı? Müdürler zenginleşti mi? Oysa özelleştirilmiş olsa, yolsuzlukla alakası olur muydu? Mesala PEGASUS’ta yolsuzluk olabilir mi? Ayrıca Japonya’da bütün metro,tren vs.. hep özel şirketlerde. Ne kadar gelişmiş olduğu da ortada.

Sonra Bilgi Teknolojileri kurumu diye bir şey var. RTÜK diye bir şey var. Bunlar hep çocuklarımızı korusun diye, devlete havale ettiğimiz işler yüzünden meydana gelen oluşumlar. Çocuklarının ne izlediğini, neye eriştiğini izlemek ve korumak ailelerin görevidir. Eğer yetki devlete kalırsa, o kendi işine gelen şekilde yayınları düzenler.

İstediğiniz her kurum hakkında örnek verebilirim ama lafı daha fazla uzatmayayım. Devleti bu kadar güçlü yapan bizleriz. Bizim verdiğimiz onay. Geçici bir güvenlik için, özgürlüğümüzden vazgeçiyoruz. Paralel Devletle, Derin devletle savaşmanın bir tek yolu var. O da Yasal Devletin sınırlarını daralmaktan geçiyor. Bunu anladığımız zaman, bir padişahı indirip yerine başka bir padişah koymayacağız…

“Remember, all men would be tyrants if they could. If particular care and attention is not paid to the ladies we are determined to forment a rebellion, and will not hold ourselves bound by any laws in which we have no voice, or representation.”

― Abigail Adams ( Kadın Hakları üzerine)

Kalın Sağlıcakla;