Geçmişe Mazi

1 Comment

past

Ya çok acayip günlerden geçiyoruz. Artık çok karıştı ortalık, geleceğe dair kehanette bulunmak iyice zorlaştı. 🙂 Ama her zaman olduğu gibi geçmişe bakınca hatalar daha kolay analiz ediliyor. Şimdi GEZİ parkından önce Türkiye güllük gülistanlık değildi ama AKP’nin gidişine dair ufukta net bir belirti de yoktu. Ben, uzun bir süre Başbakan’ın iyi danışmanları olduğunu düşündüm. Özellikle yükseliş döneminde, toplum algısını şekillendirebilen insanlar vardı etrafında. Yiğit Bulut’lardan, Bekir Bozdağ’lardan önce…

Neyse sadede geleyim. Gezi parkında kimse 3-5 ağaç için toplanmamıştı. Ülkeye dalga dalga yayılan tepki Polis şiddetineydi. Polis ve devlet baskısınaydı. İşte o zaman Erdoğan azıcık ileri görüşlü olabilseydi. Cemaat saldırmadan, o saldırsaydı ! Ne diyor Amerikalılar bazen en iyi savunma, saldırıdır.

Emniyet müdürünü görevden alsaydı. 2500 polisi sürseydi. Bugün, belki “ Vaay be, adam hakkaten demokrasi peşindeymiş! Askeri vesayete savaş açtı, şimdide cemaati tasfiye ediyor!” diye oyunu bile arttırabilirdi. Üstüne üstlük sanki protesto hakkını destekliyor, ve yaşam tarzının garantisini veriyor gibi de görülebilirdi. Zekeriya Öz’ü davaları açamadan sürseydi. Hatta, kendisi ona dava açsaydı…vs.

Hem yolsuzluklardan da yırtardı. Cemaat sonradan yolsuzlukları ortaya çıkarsa bile, geri planda kalırdı. Çırpınış olarak nitelendirirdi. İşte o zaman “Mağdur” u güzel oynayabilirdi. Hatta, şöyle bile diyebilirdi. “ Biz, bu paralel devleti uzun zamandır takip ediyoruz. Şimdi adalete teslim ediyoruz!” falan. Ergenekondaki gibi..

Ama işler öyle olmadı işte. Şimdi o paralel devleti, oraya kendisi yerleştirmiş görünüyor. Dost-Modern darbe gibi söylediği şeylerde, “Besledik kargayı, gözümüzü oydu.” ya çıkıyor.

Bazen zamanlama çok önemli oluyor. 🙂 Kısmet işte…

Kalın Sağlıcakla;

Reklamlar

Memleket

Leave a comment

Cash-bribe

Japonya’dan yeni geldim. Neler gördüm, neler… Bol resimli, uzun bir yazı önümüzdeki günlerde gelecek, ama ondan önce şu son durum hakkında birkaç kelam etmesem olmazdı. İçimi dökmez isem güzel bir yazı yazamam hem…

Yolsuzluk bu memlekette her zaman oldu. Bundan sonra da hangi parti gelirse gelsin olmaya devam edecek. Hele 12 sene iktidarda kalan bir partide, bunun olmaması garip olurdu. Devlet’in kelime anlamı zaten haksız kazanç demek! Vergiler gibi yasal olanı var. Rüşvet gibi yasal olmayanı var. Kurbanın razı olduğu var, birde olmadığı var :). Son yaşanan olaylarda sorun yolsuzluk değil, zaten. AKP’nin sonunun başlamış olması.

Gezi olaylarına yol açan baskıcı tutum ve hatalar silsilesi bu sonu hazırladı. Roboski,Reyhanlı,Yaşam Tarzı,Mavi Marmara,Hırant Dink….vs. ‘nin sonucu. Batan gemiden ilk atlayanın kurtulma şansı daha yüksek. Ana akım medya dümenini çoktan döndürdü. Sıra Cemaate gelmişti, onlarda atladı gemiden.

Eee her atlayan, eteklerindeki taşları döküp atlıyor. Sonradan ağırlık yapmasın diye.

Bu saatten sonra Feto beddua okumuş. Sen onların inlerine girmişsin pek fark etmez. Amerika’nın, Avrupa’nın parmağı olsa da fark etmez. Yarayı sen açtın. Ee birileri gelip kaşıyacak tabiki.

Asıl şimdi önümüzdeki dönem çok kritik. Türkiye tam bir geçiş dönemine girecek. AKP 12 yılda Türkiye’de konuşulmayanların konuşulmasını sağladı. CHP’nin bile kendi içinde dönüşmesine yol açtı. Pek çok konuda görevini tamamladı ve şu anda kendini imha ediyor.

Eğer CHP içindeki ulusalcıları temizlerse, BDP ile anlaşabilirse, kısacası biraz daha liberal bir hava yakalayabilirse Önümüze farklı bir pencere açılabilir. Birde üstüne Avrupa birliğine kapağı atarsak…:)

Fazla mı umutlandım ne? 🙂

Kalın Sağlıcakla;

Not: Sevan Nişanyan iki yıl hapis cezası aldı. Güya kaçak inşaat yüzünden. Arada kaynadı gitti, ses getirmedi. Ben buradan Devlete sesleneyim. Sevan Nişanyan gibi bir adamı, düşünceleri yüzünden içeri tıkarsanız. Başınıza dışarıda olduğundan daha fazla bela açar söyleyeyim… 🙂