Dış Mihraklar

Leave a comment

conspiracy4

Otu boku yabancı ülkelere atmaya bayılıyoruz. İngiltere, Amerika, İsrail birleşmiş Türkiye’yi mahvetmek istiyorlar. Türkiye çok güçlendi tehlikeli oluyor !  Osmanlı çok kudretliydi ikinci bir Osmanlı istemiyorlar ! Bu ayaklanan aslında Beyaz Tükler, bunlar Soros’un oyunlarına geliyor ! Başbakan Türkiye’nin imajını çok güçlendirdi, zayıflatmak istiyorlar ! Faiz lobisinin oyunları bunlar! ve daha çeşit çeşit komplo teorileri.

Aynı komplo teorilerinin değişik versiyonları, ulusal cephede yok sanmayın. Türkiye’yi bölmek istiyorlar! Türkiye’nin yeraltı kaynakları çok zengin, onları ele geçirmek istiyorlar ! Türkiye’nin konumu çok stratejik !  Askeri zayıflatmak istiyorlar !  Ilımlıİslam devleti kurup, sömürmek istiyorlar ! vs. vs.

İnsan doğası hemen meylediyor, bir patern görmeye. Kaosu red etmeye çok yatkınız. Bir neden görmek istiyoruz herşeyin arkasında. Biri çıkıp bu nedeni anlayabileceğimiz basitlikte bize verdiğinde. Çok çabuk tutunuyoruz o yalana. Özellikle siyasetle uğraşanlar bunu iyi biliyorlar. O yalanların hoşumuza gideceğini.. O yüzden sıkça işitiyoruz o Dış Mihrakları

En ” Ben inanmam, öyle komplo teorilerine” diyenler bile, ikinci kadehten sonra ” Aslında, hepsinin arkasında Amerika var !” diyiveriyor 🙂

Ama ben size bir sır vereyim… aslında hiçbir şey o kadar planlı değil ! Büyük ülkelerin Dünya üzerinde planları yoktur demiyorum. Gizli servisler hiç bir işe yaramaz da demiyorum. Ama işin içinde İNSAN olduğu müddetçe, o planlar işlemiyor diyorum 🙂

Bir budalanın tarihteki önemini, asla yadsımamak lazım… 🙂

Peki Avrupa, Amerika Türkiye’den ne ister ? Ya da ben olsam Türkiye’den ne isterim ?

Aslında yanıt çok basit, kendim gibi olmasını isterim. Çünkü bana benzeyenle daha iyi anlaşırım, daha kolay ticaret yaparım. Derdimi anlatırım. Benzerlikten kasıt mı ?

Söyleyeyim. Laik ve demokratik bir hükümet. Oturmuş, Adil ve Özgürlükçü bir hukuk sistemi. Dünya pazarlarına açık ve üreten bir ekonomi.

Çok mu basit geldi ? Çok mu iyi niyetli geldi ? Çok mu ” Amaaan, sen de ne safsın ” mı geldi. Gerçek çoğunlukla basit ve göründüğü gibidir. Onu biz komplike hale getiririz.

Türkiye’nin Bor madenine ihtiyacım olsa, inanın onu ticaret yoluyla almak bir isyan çıkarmaktan çok daha kolay. Türkiye’nin denizlerinden geçmek istesem, bunu diplomasi yoluyla yapmak çok kolay. Doğru değerleri savunan bir Türkiye zaten benim askeri müttefikim olacaktır. Türkiye’ye bir mal satmak istiyorsam, Türkiye’de yaşayanların alım gücü olmalı.  Türkiye’de bir üretim yapacaksam, Türkiye’nin ekonomisi sağlam olmalı.

Eee peki Afrika’yı sömürmüyorlar mı ?

Afrika dehşet içerisinde bir kıta, Afrika’yı asıl kendi halkı sömürüyor. Büyük firmalar ticaret yapıyor. Sadece malın ne şekilde nasıl geldiğini sormuyorlar. Arkasındaki kanı görmezden geliyorlar. Büyük ülkelerin halkları kimi zaman tepki gösteriyor, vicdan yapıyor. Kimi zaman görmezden geliyor. Tıpkı kendimizin kesmediği kuzu etini, kasaptan almak gibi. Ama çoğu zaman durumu değiştirmek için pek birşey yapmıyorlar. Birkaç ton yiyecek yardımı o kadar… Neden mi ?

Çünkü her ülke gibi çok umursamıyorlar. Kendi dertleriyle meşguller. Öncelik kendi halklarında. Türkiye ise biraz farklı. En azından kazanılmış bir ülke. Sıfırdan kazanmaktansa elde tutmak daha kolay. O yüzden Gezi Parkı tepkileri biraz daha fazla gelmiş olabilir. Yoksa, Dünya’da ne ülkelerde, ne insan hakları ihlalleri oluyor…

Birde son 10 yılda internet vasıtasıyla, bütün Dünya’da garip bir bilinç oluştu gibi geliyor bana. İnsanların kaderleri daha çok bağlandı birbirine. Aynı gezegende yaşadıklarının farkına vardılar sanki. Bu bilinç, belki ilerideki 10 yılda farklı devlet politikaları getirebilir. Yeter ki insanlar doğruları görsün.

Baksanıza İran bile yumuşamaya başladı

Kalın Sağlıcakla;

Reklamlar

Hayvanca, Pek Hayvanca

4 Comments

o-MARTIN-RICHARD-BOSTON-MARATHON-BOMBINGS-VICTIM-570

Ne mi hayvanca olan ? Amerika’da ki bombalama olayı  sonrası, gazetelerin yorum yazılarında, sosyal medyada okuduklarım. Sokakta kulak misafiri olduklarım. Amerika’nın İsrail’in Ortadoğu politikalarını gerekçe göstererek, saldırıyı haklı bulan sözler!! Aynı zihniyet Ortadoğu’da katledilen binlerce çocuk için söyleniyor…” Büyüseydi, terörist olurdu zaten…”

Benim isyan ettiğim, kaldıramadığım ve hayvanca olan… Bir çocuğu, olduğu şeyin dışında ; sadece çocuk ; dili, rengi, ırkı olmadan bir ÇOCUK olarak göremeyen beyinler… sizleri kimler yetiştirdi ? sizler kimleri yetiştireceksiniz ?
Bir çocuğun ölümüne üzülemeyen bir zihin, nasıl da sakat kalmıştır ! Nasıl ? Kim ? almıştır onun içinden, kendi türünün bebeğine, acıMAMAyı ? Kim, çıkarmıştır onun içinden ? empatiyi…

Eğitimcilere söylüyorum, bırakın artık sınavları, matematiği, ” Üniversite sınavı, Türkiye’nin gerçeği ” geyiklerini. Biri çıksın desinki ” Biz insan yetiştiriyoruz, ne eksik ne fazla ! ” . İnsanlara ihtiyacı var dünya’nın.

Okumuş hayvanlar bir işe yaramıyor…

Kalın Sağlıcakla;

“The human psyche has two great sicknesses: the urge to carry vendetta across generations, and the tendency to fasten group labels on people rather than see them as individuals.”

Richard Dawkins