Sezon Finali

1 Comment

2014 koşu sezonunu resmen kapamış bulunuyorum. Gayri resmi olarak Aralık’ta bir iki koşu var, katılmamak için elimden geleni yapacağım. 🙂 Vücudumun kesinlikle dinlenmeye ihtiyacı var. Sol dizim halen iyileşmiş değil. Son koşudan sonra üzerine basamadım. Artık kendi kendine doktorculuk oynamanın zamanı bitti. Sırf “ Koşma” deme ihtimali yüzünden ertelediğim muayeneye en kısa zamanda gideceğim. Size de sonuçları bildiririm…

New Balance Büyükada (11,5 K)

Gelelim iş yoğunluğu yüzünden yazamadığım sezonun sondan bir öneki yarışına. New Balance yine çok güzel bir işin altına imza atmış. Özellikle Kit teslimini Ankara Kentpark Newbalance mağazasından yapmak büyük kolaylık oldu. Yarış parkuru epey eğimliydi, dizimden sebep yokuşlardan çok inişlerde zorlandım. Ara ara yürümek zorunda kaldım ama bitirdim. Kendi performansımdan memnun kalmasam da, manzaradan oldukça memnun kaldım. Üstüne tatilimizi bir gece uzatıp, Ada’nın meşhur balıkçısı Alibaba’da Rakı-Balık yapınca pamuk gibi uyumuşum. Sabaha ağrı falan kalmamıştı :).

İstanbul Vodafone Avrasya Maratonu (10K)

Sezonun son yarışı, ilk kayıt olduğum Avrasya 10K’ydı. O zaman 10 kilometreyi anca koşabileceğime inanıyordum. 15K’ya kayıt yaptırmayı gözüm yememişti. İyi ki de yememiş. Çünkü 10K finish’e girdiğimde dizin 5K daha koşamayacağına emindim. Gerçi burada 59 dk. 19 sn. ile kendi 10K rekorumu kırdım ama bedelini yarıştan sonra ödedim :).

Organizasyona gelirsek bence AVRASYA maratonu çok özel bir koşu ve iki kıtada koşulan dünyada tek yarış. Katılım çok fazlaydı. Bu da organizasyona yansımıştı. Özellikle 10K yarışından önce milletin köprüye salınması, köprüde resmen trafik sıkışıklığı yaratmıştı. Köprüde fotoğraf çektirmek elbette güzel bir deneyim. Halk koşusu-yürüyüşü de bu yüzden var. 10K’da koşucuların hatıra fotoğrafı çektirmesi de normal ama 10K koşusunun startında ailecek koşu pistine yayılmış, sigara içen kalabalıkların arasından koşmak maalesef normal değil ! Ama burası Türkiye 🙂 yapacak bir şey yok. Koşu olsun, maraton olsun da ben gerisine razıyım. Zamanla düzelir…

İkinci hata bu kadar Uluslararası bir organizasyonda İngilizce eksikliğiydi. Ne açılış konuşmaları İngilizceye çevrildi. Ne de rota boyuna bir tane İngilizce tabela vardı. Dolmabahçe sarayının yanından geçerken oraya bir İngilizce tabela koymak bu kadar zor olmamalı. Sonuçta güzergah, İstanbul’un en güzel , en tarihi yerlerinden geçiyor.
Yarış kitini benim yerime İstanbul’daki arkadaşlarım aldı. Şehir dışından katılanlar için Kargo seçeneği olsa güzel olurdu. Eminim kitini alamayıp, yarışa katılamayanlar olmuştur.

Hep mi eleştiri ? 🙂 Hayır. Tshirtler, istasyonlar, yarış sonrası paketleri, emanetlerin geri teslimi, madalyalar gayet güzeldi. Dünya’da eşi benzeri olmayan bir şehrin, en güzel yerlerinde koşmak harika bir deneyimdi. Sezon finaline yakışır bir koşu oldu. Kim bilir belki, seneye işin Maraton kısmına hazır olurum…

Kalın Sağlıcakla;

Reklamlar

Newbalance Eskişehir 10K

1 Comment

104

Önceden gördüğümde daha 10K koşamam deyip, es geçtiğim; ama oğlana ayakkabı almaya gittiğimizde bir anda gaza gelip, hemen kayıt olduğum bu koşu için Newbalance’a teşekkürlerimi iletiyorum. Hayatımın ilk yarışında bana harika bir deneyim yaşattı. Uzun zamandır bu kadar tatmin olduğum bir aktivite yapmamıştım.

Başa dönersek, daha önce yazdığım gibi İstanbul Avrasya maratonunun, 10K koşusuna hazırlanıyordum. Hazırlık için Nike Running’in 5K programını bitirdikten sonra 10K programına başlamıştım. Son yaptığım antrenman koşularında 8-8,5 km civarında koştuğum zaman, çok rahat bir şekilde bir bu kadar daha koşarım gibi hissediyordum. Eskişehir koşusunu gördüğümde de bir antrenmanın yerine bunu koyarım, biraz da hafif tempoda koşarım maksat yarışa katılmak olsun diye düşündüm. Gelin görün ki yarış atmosferi farklı oluyormuş !! 🙂

Yarış sabah 10’da başlayacağı için ailecek 6’da kalkıp, Ankara’dan Eskişehir’e doğru yollara düştük. 9’da yarışın başlayacağı noktaya gelmiştik. Yarış kitini çok hızlı bir şekilde aldıktan sonra ( organizasyon süperdi), Göğüs numaramı tişörtüme iğnelerken duyduğum heyecanı anlatamam. Daha sonrasında toplu ısınma biraz sakinleştirdi. Başlagıç noktasında yerimi aldıktan sonra, Nike Running’deki ayarları yaptım ve startla beraber programı çalıştırdım.

Aslında atmosferi daha iyi hissetmek adına, programı sessiz kullanacaktım ama Pace ayarlaması için kendime güvenemedim. Güvenmemekte de haklı çıktım. 🙂

Yarıştan önce kendi kendime “yavaş başla, tükenme, daha sonra hızlanırsın” diye tekrarlamama rağmen, 1. Kilometrede 6:20 pace ile bugüne kadar ki rekorumu kırmışım. Hızımı kulaklıktan duydukça tempoyu hafifletmeye çalıştıysam da her seferinde aynı pace’i duydum. Etrafında bir sürü koşucuyla beraber koşmak, sanırım tempoyu ister istemez yükseltiyor. İşin içine ilk yarış heyecanı da girince, yarış sonunda bütün kişisel rekorlarımı altüst ettim. 🙂 10 kilometreyi 1 saat 5 dakika içinde tamamladım.
Son iki yüz metreyi, Arda’nın “ Babaaa, Babaaa” bağırışları içinde geçtim. O kadar heyecanlanmış ki, birinci olsam da bu kadar sevinirdi. Katılım madalyasını boynuna geçirdiğimde zevkten dört köşeydi. Karıcığımın da hakkını yemeyeyim, yağmurun altında çekim yapmak için epey ıslandı.

Sonuç olarak harika bir deneyimdi. Koşu sırasındaki keman trio’ları, Su püskürtücüleri, su istasyonlarıyla harika bir organizasyondu. Bundan sonra Newbalance koşularını kaçırmayacağıma emin olabilirsiniz. Next Stop…. İZMİR 🙂

Kalın Sağlıcakla;