Kanepeden Maratona

Leave a comment

20170129_103759

Normal şartlarda denenmemesi gereken bir durum, kanepeden kalkıp direk olarak maratona hazırlanmak, yani daha önce hiç uzun mesafe koşmadıysanız kalbiniz alışsa bile kasların alışması hiç kolay olmuyor ve çoğunlukla sakatlıkla sonuçlanıyor bu macera. Ama daha önce birden fazla uzun mesafe koşu deneyiminiz varsa hatta bir Ironman 70.3 bitirdiyseniz neden olmasın değil mi ?

İşte  son dönemde bir kanepe patatesine dönüşen ben, radikal bir kararla koşuya ilk başladığımdaki nihai hedefim olan Maratona veya diğer adıyla 42K’a hazırlanmaya karar verdim !! (sanki alkışları duyar gibiyim 🙂 ) ama tabiî ki bu iş sadece karar vermekle olmuyor, öyle bir programla başlamalıyım ki daha önceki başlangıçlar gibi eski günlere dönememenin mutsuzluğuyla yarıda kalmasın.

İtiraf etmeliyim ki Ironman’den sonra bir türlü dikiş tutturamadım. Sanki bütün hevesimi, enerjimi o bitiş çizgisinde bırakmış gibiydim. İçimde bir ses “ Ne yani, bütün koşu hayatını burada mı noktalayacaksın?” dediği için sürekli geri dönmeye çalıştım koşuya. Bisiklet ve yüzmeden zaten geçmiştim ama en azından rutin bir koşu hayatım kalmalıydı. Ama nasıl olduysa oldu, koşuda da bir türlü sürdürülebilirlik sağlayamadım.

Sonuçta mesleğim triatlet olmadığı için, Ironman’e hazırlık safhasında iş ve antrenmanı birlikte götürdüm. Sanırım bu durum da beni fizikselden ziyade psikolojik olarak yordu. Büyük hedefler çok çalışma ister kabul ama asıl zor olan her gün o çalışmaya başlama iradesini göstermek. Kas ağrıları, sakatlıklar sorun değiller. Zihinsel motivasyonu kaybetmemek hepsinden önemli.

Gelelim bu sefer neyi farklı yapacağıma. Polar sitesini ve V800’ün yazılımını güncellemiş ve harika özellikler eklemiş. Bu özelliklerden ilki Programlar başlığı altında her türlü koşu için, kişisel bir antrenman programı hazırlayabilmeniz. Üstelik hazırladığınız programın içinde esneme,ağırlık ve fitness antrenmanları da var. Videolar eşliğinde bunları yapabiliyorsunuz.

İkinci olarak hazırladığınız program mesafe veya süre bazlı bir program değil. İşin can alıcı kısmı da bence burada. Sanırım ben dahil koşuya belli bir süre ara veren çoğu koşucunun yaptığı en büyük hata, birkaç gün ısındıktan sonra direk 5K koşmaya başlamaları. Ama o 5K hiçbir zaman eski günlerdeki gibi olmuyor. İnsan yavaş yavaş alışacağını bilmesine rağmen, nefesin yetersizliği ara sıra göze çarpan nabzının yüksekliği moral bozucu oluyor. Birkaç kere üst üste tekrarlandığında ise insana bir isteksizlik geliyor. Kendine itiraf etmese de sudan sebeplerle koşular erteleniyor ve ufak bir nezle bırakmaya yetiyor.

İşte bu yüzden Polar size tamamen kalp ritmi odaklı bir program hazırlıyor. Bugün ilk denemesine çıktım ve sonuçta sadece 3K koşmuş olmama rağmen kendimi inanılmaz iyi hissettim. Pace’imin kaç olduğunu bilmiyorum bile. Sadece kalbimi istenilen aralıkta çalıştırdım o kadar. Koşum bittiğinde koşmuş olmanın mutluluğu olmasına rağmen hiç koşmamış gibiydim.

img_20170129_114138_079Üzerine yaptırdığı esneme hareketleri ne yalan söyleyeyim benim çoğunlukla es geçtiğim hareketler. Biraz baldır esnetmesi, biraz quadriceps, birazda hamstring yapıp bırakmaya meyilliyim. Ama net bir şekilde programda yer alınca, esnemelerin de tamamını yaptım.

Sonuç, 5 aylık programın ilk günü harika geçti. İlerleyen günlerde de gelişmeleri sizlerle paylaşmayı düşünüyorum. Bekle beni 42 geliyorum….

Kalın Sağlıcakla;

Reklamlar

Neden Koşuyorum? Why I Run?

Leave a comment

ready-runner

Koşmak ve daha ötesine geçmek, içinde yaşadığım ülkede, dünyada başkalarının müdahalesi olmadan yapabildiğim tek şey. Vücudum ve benim aramda gerçekleşen tam anlamıyla adil bir takas. Dünya’da soyu tükenmekte olan, arayıp bulduğum nadir bir tür koşmak ve koşan insanlar. Koşmanın vergisi yok, yağması yok, komisyonu yok, aracısı yok…

Aklımın bizden ayrıldığı, beni bulabildiği noktası koşmak. Aynı zamanda insanlıkla en fazla bağı hissettiğim nokta. John Galt’ın ütopyasına en yakın hissettiğim.

42 kilometre koşmak mı delilik bu dünyada, yoksa koşmamak daha delice. Devlet vergi alabilir mi kaslarıma giden oksijenden? Polis su sıkabilir mi ateş basan yüzüme? Soluksuz tırmandığım yokuşta vücudum; derimin rengine, inançlarıma bakar mı?

Bu yüzden koşmak özgürlük işte. Dünyanın düzeninde seni dibe çekmeye çalışanların ulaşamayacakları tek şey. Koşmanın üzerinde hiçbir silahları yok onların. Sen ilerledikçe sadece bakabilirler. Kıskançlıktan çıldırabilirler veya senden etkilenip koşmaya başlayabilirler. Ama seni asla durduramazlar.

Vücudun ve Ben’in arasında olan bu takas ancak taraflardan biri vazgeçtiğinde biter. Vücudun adil ticaretin kurallarını iyi bilir, eğer sende kuralları bilirsen başka hiçbir şeyde bulamayacağın hazzı bulabilirsin.

İşte bu yüzden koşmak benim için duygusal bir eylem değil, bir içgüdü değil. Bütün mantığımla tutunabileceğim bir sığınak. Sağduyunun tekrar yeryüzünde hüküm süreceğine olan umudum. Eğer olurda bir gün koşmayı bırakmışım, bilin ki mantığa olan inancımı yitirmişim…

Kalın Sağlıcakla;

Why I Run?

Running and going beyond is the only thing i can do in this country and in this World without the intervention of others. A fair trade between my body and myself. Running and runners are a rare species in the edge of extinction that I’ve found in this World. Running has no taxation, no looting, no commission, no middleman…

It is my state of mind that separates me from ‘WE’ and finds myself. But at the same time, i feel most connected to the humanity. It is the time that i feel most close to the John Galt’s utopia.

Is running 42 kilometers insane in this World, or is not to? Can government put a tax on the oxygen that goes to my muscles? Can Police fire the water cannon to my burning face? Does my skin color or my faith matter when i am out of breath on the hill?

That is why running is freedom. The only action in this World that cannot be reached by others who try to pull you down. They have no weapons on running. They can only look as you progress. They may get mad from jealousy or may be inspired by you. But they can never stop you.

This trade between your body and yourself can only be canceled when one of the parties quits. Your body knows the Essentials of fair trade; if you learn them too you may find the satisfaction nowhere to be found.

That is why running is not an emotional action for me. Not an impulse. It is a haven that i can hold on to with all my reason. A hope, that one day reason will domain in this World. If i ever quit running, know that i have given up my reason…

Take care;