Nike Run İstanbul

Leave a comment

022

Bu işle iyice kafayı bozduğumun kanıtı olan koşunun yazısına hoş geldiniz! Kendime yaptığım bu işkenceye ilk olarak koşunun başlayacağı saati yanlış okuyup, sabah 7 uçağına bilet alarak başladım. Benim saat 14.00’te zannettiğim koşu, meğersem 19.00 daymış. Dönüş biletimi 21.45’e değiştirebildim ama sabah 7’de aldığım bilet promosyonlu olduğu için kaldı. “Neyse, üniversite arkadaşlarımı görürüm” diyerek çok kurcalamadım.

Sabah erken kalkacağım diye, 8’de tavuk gibi yatmamın sonucu olarak güne sabah 4’te başladım. Bizimkileri uyandırmayım diye de evden çıktım. Sabah uçağım rötarsız olunca 8’de İstanbul’daydım. İstanbul beni yağmurlu ve soğuk bir havayla karşıladı. Lafı uzatmayayım sağ olsunlar koşu saatine kadar arkadaşlarla zaman geçirdim. Ama hava soğuk olduğu için eşyalarımı bıraktığım arkadaşım Cihan’ı eve yolladım. Sonra İnstagram koşu ekibinden Kenan’la buluştuk.

İşte burada kritik bir noktayı açıklamakta fayda var. Koşu sırasında eşyalarınızı emanet edeceğiniz bir arkadaşınız veya arabanız mutlaka olmalı. Yoksa benim gibi sırtınızda içine sweatshirt sıkıştırılmış bir çantayla koşmak zorunda kalabilirsiniz. 🙂 Nike Vestiyer hizmeti sağlamış olsa da, katılımın fazla olması uzun kuyruklara sebep oldu. Uçağa yetişeceğim için o kuyruğu göze alamadım.

Nike organizasyona ciddi şekilde hazırlanmış. Murat Uncuoğlu’nu bile getirmiş. Ama havanın kurbanı oldu diyebilirim. Stantların kurulduğu alan çim olduğu için, bolca yağmur alınca çamura dönüşmüş. Ayrıca organizasyonun “İstanbul” gibi bir megapol ’de olmasından sebep, etkinlik alanına koşuya katılmayan kimsenin alınmaması mantıklı olsa da ( ikramların yağmalanması, güvenlik…vs.) festival havasını biraz baltaladı.

Neyse, koşuyu sırtımda çantayla bitirdikten sonra hiç durmadan koşuya devam ettim ve Cihan’ın evine ulaştım. Duş bile alamadan üstümü değiştirip, taksiye atladım. Uçağa saatinde yetiştim. Yetiştim ama uçak önce yarım saat, sonra bir saat rötar yedi. Bide üstüne uçağın içinde yarım saat bekleyince Ankara’ya gece 12.30’da indik.
Daha bitmedi. 🙂 Sen misin günübirlik koşuya giden? Otoparktan çıkacakken otoparkın sistemi bozuldu, bir yarım saatte orada bekledim. Sanırım arabayı uyuyarak kullandım. Eve girdiğimde saat 2’ye çeyrek vardı. Biraz daha zorlasam 24 saat uyumamış olacaktım. Ona biraz üzüldüm :).

Bu yazıdan çıkacak sonuç neymiş? Şehir dışındaki koşulara günübirlik gitmemek lazımmıııışşşş

Kalın Sağlıcakla;

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s