“Kusura bakma kalamayacağım, Sevgiler…” Mutluluk

Leave a comment

Created by MDKGraphicsEngine - Licensed to LEGO System A/S

Hiç, her şeyin mükemmel gittiğini düşündüğünüz, hayatınızda isteyip isteyebileceğiniz her şeye sahip olduğunuz bir anınız oldu mu? Böyle anlar, hisler insana çok sık gelmezler. Çocuklukta belki, ama büyüdükçe çok daha az…

 Geldiklerinde de müthiş bir korkuya sebep olurlar. Bunun sebebi, o mükemmel hayatın hep öyle kalmayacağına olan inancımızdır. O mükemmelliği, bir panikle kafamızdan atar ve hayatımıza devam ederiz. Daha sonra da bir şeyler ters gittiğinde, kendimizi ANI yaşayamamakla suçlarız. O farkındalık, burada ve şimdi anına geri dönmek isteriz. Peki, ya o anlar bizim için tehlikeliyse? Ya o anlarda kalmaya çalışmak insanın ve evrenin yasalarına ters düşüyorsa?

Mükemmellik anı, Huzur anı, Burada ve şimdi anı, adını ne koyarsanız koyun insanı o kadar kırılgan, o kadar narin bir duruma sürükler ki, benliğimiz o noktada olmayı reddeder. Sürekli mükemmel arayışında görünen insan, o mükemmel kuleyi kurduğu anda yıkmak ister.

Çoğu insan burada ve şimdi arayışını, mükemmeli aramaktan çok bir kabulleniş, Dünya’yı olduğu gibi kavrama olduğunu söyleyerek; bana itiraz edeceklerdir. Hatta asıl olanın arayışın nihayetinden çok, alınan yol olduğunu, belirteceklerdir. Bu görüş kısmen doğru olmakla birlikte, benim görüşüm bu farkındalığın yol açtığı huzura bile uzun süre dayanacak gücümüzün olmadığıdır.

Yani bizler, insanlar bir şeylerin içine etmeden uzun süre yaşayamayız. Bunu yaparken de kendimiz dışında ne varsa onu suçlarız. Hiçbir şey bulamazsak, sonluluğumuz her zaman imdadımıza yetişir. O kaçınılmazdır ve sadece beynimizdeki ufak bir kıvılcım bile, bizi anın ötesine şutlar. Şutlamalıdır da… Çünkü o korkuyla, varoluş kaygısıysa baş edebilmemizin tek yolu, kendi mutluluğumuzun içine etmektir. Zihnimizdeki mükemmel anı bozmak bizi rahatlatır.

Daha sonra huzuru tekrardan aramaya dönebiliriz. Kim bilir, belki bu da kaçınılmazdır. Ama onu bulduğumuz anda, hatta bulmaya yaklaşırken bile, kuleyi yıkıp başa dönmeliyiz. Büyük bir Lego yaptığınızı ve sonlara yaklaşırken, durup Lego’yu yıktığınızı düşünün! Çoğumuz böyle bir şey yapmayız. O Lego’yu, bitirip seyretmek isteriz. Tamamlanmasını isteriz. Arkadaşlarımızı çağırıp, göstermek isteriz.

Ancak o Lego bittiği anda, onun yıkılabileceğine dair bir korku da beraberinde gelir. Bu noktada hemen kendimizi telkin etmeye başlarız. “ Amaaan yıkılsa da dünyanın sonu değil” “ Gerekirse bir daha yaparım” “ Zaten gören gördü” gibi… Belki fotoğrafını çekeriz. Belki de zihinsel bir fotoğrafını çekip hafızamıza atarız. İstediğimiz zaman çağırıp, o anı anmak için! Hayattaki çoğu olgu bu sistemle işler. Yapılan her şey en basit anlamda kendi hafızamıza, belki de toplum hafızasına bırakılır. Mesela bu yazı gibi…

Ancak, an arayışı, mutluluk arayışı, huzur… Vs. biraz farklıdır. Onların mükemmelliği, Lego’dan çok daha fazla ezicidir! Ve o Kırılganlığı bünyelerimiz kesinlikle kaldırmaz. Ne demek istediğimi, çocuk sahibi olanlar çok daha iyi anlayacaklardır. Anlar, kırılganlığın en üst noktasıdır. O yüzden, o noktaya gelmeden ilk çıkıştan çıkmak zorundayız. Bunu ne arayışında olursanız olun, sürekli ve tekrar tekrar yapmak zorundasınız…

Çoğu insan o anların arayışına girmez/giremez bile. Bu arayışlar için hayatın bir noktasında temel sorunlardan arınmış olmak gerekir. Ancak derdi olmayan insan dert arayışına çıkar. Ve sizi temin ederim bulur da… Çünkü bu hayatta herkesin önemsediği bir şeyler vardır. Önemsediği hiçbir şey olmayan insan sadece ölü olandır…

Bir Ege sahilinde, burnunuzda iyot kokusu, elinizde bir parça ekmek ve bir bardak berrak suyla oturun. Ufukta güneş yavaş yavaş batarken, içinizden bir huzur dalgası geçebilir. Belki bir saniyeliğine o anda istediğiniz tüm hayat orada toplanmış olabilir. Fakat zihninizin ya geçmişinizle, ya da geleceğinizle sizi silkeleyip kurtarması bir saniye bile sürmez…

Ama bence, yine de o anları biriktirmeye çalışmalıyız. Kim bilir, belki o anlar da bizi başka anlardan kurtarabilir… 🙂

Kalın Sağlıcakla;

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s