Elveda Basın

Leave a comment

Rolf Dobelli’nin “Art of Thinking Clearly” kitabı şu sıralar okuduğum en iyi kitap. Her gün yaptığımız düşünsel hataların kökenine inen bir derleme. Dobelli, gerçek hayatta hepsi birer tez konusu olan bu hataları, kısa öz ve anlaşılır bir biçimde okuruna sunuyor. Zaten iddiası da bu, bilimle günlük hayatımız arasında bir köprü kurmak. Daha fazlası değil… Dan Airely ve Nassim Taleb’in biraz dallanıp budaklandırdığı konuları, akılda kalıcı hale getirmiş. Bu sebeple bir kere okunup kenara atılacak bir kitap değil, belki kütüphanenin en çok altı çizilen ve aşınan kitabı olabilir :). Aslında kişisel gelişim kategorisine girmeyen Art of Thinking Clearly, kişisel gelişime çok katkı sağlıyor…

Gelelim bugünkü yazıya… Son zamanlarda kafam iyice bulanıklaştı. Belki, yazılarımda da bu hissediliyordur, kim bilir? Doğru dürüst bir konuya yoğunlaşamıyorum ve sonuçta bir şeylerin yarım kaldığı hissine kapılıyorum. Bugüne kadar bu durumu daha çok işlerin yoğunluğuna vermiştim. İşler, evle ilgili yapılacaklar, oğlanın okulu vs. gibi bahaneler bana serbest zamanımın olmadığını, bu işleri halledersem yazmak için istediğim zamanı bulacağımı söylüyorlardı. Fena halde yanılmışım! Eşim ve oğlum yazlıktalar ve son iki haftadır istemediğim kadar serbest zamana sahibim. Benim sorumun kafa doluluğuymuş.

Kendimizi o kadar çok bilgi bombardımanına tutuyoruz ki, bunları işlemekte çok ciddi sorunlar yaşıyoruz. Beyinlerimiz bu kadar çok bilgiyi işlemek için uygun değil. O yüzden de hiç birini hatırlamıyoruz. Ancak hatırlamıyor olmamız, o bilgiyi alırken beynimizin çalışmadığı anlamına gelmiyor. Çalıştığı içinde yoruluyor. Adam akıllı hiçbir şeye yoğunlaşamıyor. Bunu en iyi “ Gezi Parkı “ olaylarında fark ettim. Medya bizi ÇOK yoruyor. İşin içine birde doğru bilgiyi ayıklamak girdiğinde, işler iyice Arapsaçına dönüyor…

İşte bu noktada Dobelli’nin deneyine katılmaya karar verdim. Gerçi, bu deneye kısmen askerdeyken katılmışım gibi geliyor. Bu bloğun doğuşuna sebep olan, o günlerdi. O zamanki kafa dinginliğimi yakalamanın, iyi meyveler vereceğini düşünüyorum. Deney basit. Gazete ve TV’yi hayatımdan çıkarıyorum…

“ AAA ne yani memleketin sorunlarıyla ilgilenmeyecek misin ?” “ AAaa Dünya’dan bihaber mi yaşayacaksın?” diye düşünmeyin. Yapacağım iş sadece gereksiz aldığım uyaranları hayatımdan çıkarmak. Haber kaynaklarımı daha güvenilir ve Filtreli olanlarla değiştirmek. Takip ettiğim Bloglar, Kitaplar, Sosyal medya ve gerçek kişilerden oluşan sosyal çevrem sanırım bu iş için yeterli olacak. Sosyal Medya kısmında da biraz değişiklikler olacak tabi… Hadi bakalım, Başlayalım :)…

Kalın Sağlıcakla;

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s