Günah Keçisi Kapitalizm Kavramlar: Cumhuriyet

Leave a comment

Poise

Yok artık! Cumhuriyeti demi anlatacaksın? Evet, Cumhuriyeti de anlatacağım. Kızmadan dinleyin. Özellikle, başbakanın hal ve tavırlarından şikâyetçi olanlar. Baskı rejiminden bıkanlar. Ülkede muhalefet yok diyenler. Bu hale gelmemizde halkın cehaletini suçlayanlar. Kısacası, durumdan şikâyetçi olup, sebebini her gün değişik yerlerde arayanlar. Bugün, sizlere belki daha önce düşünmediğiniz bir yer göstereceğim. Bir de buraya bakın…

Dünya üzerinde bulunan 206 tanınmış ülkenin 135’i kendini cumhuriyet olarak tanımlıyor. Bu cumhuriyetlerin hepsini baskısız, özgür, hukuksal devlet yapıları olarak tanımlamak tabi ki imkânsız. Öte yandan İngiltere, Norveç, Hollanda, Danimarka ve bir sürü Avrupa ülkesi ise kendini monarşi olarak tanımlıyor. Bu ülkelerin özgürlük ve hukuk seviyelerini anlatmak, sanırım yersiz.

Benim yapmak istediğim Cumhuriyetin kötü bir yönetim şekli olduğunu göstermek değil. Başta Amerika olmak üzere pek çok ülkede, başarıyla uygulanıyor. Söylemek istediğim, Cumhuriyetin tıpkı Demokrasi gibi, bir ideal OLMADIĞI. Ancak, bir ideali hayata geçirmek için kullanılabilecek bir SİSTEM olduğu. ( Demokrasi bir araç ise, Cumhuriyeti biraz daha kapsamlı bir sistem, bir makine olarak düşünebiliriz.)

İşte Türkiye’nin, bizlerin yıllarca yaptığı hata buradan kaynaklanıyor. Makinenin parıltısına kapılıp, içindeki bozuk parçaları görememekten kaynaklanıyor. Türkiye’nin Cumhuriyeti, Diktatörlüğe harika bir zemin hazırlıyor! Özellikle, Halk iradesiyle olana…

Peki, bu nasıl oluyor?

Hayır, Seçim barajından bahsetmeyeceğim. O, demokrasinin önünde büyük bir engel, kabul. Ancak bizim sorunumuz daha farklı. Bizim sorunumuz KUVVETLER AYRILIĞI’NIN olmayışı. Nedir kuvvetler ayrılığı. Yasama, Yürütme ve Yargı’nın birbirinden bağımsız olması. “Eeee öyle ya zaten” mi diyorsunuz? Dikkatli bakın :).

Sadullah ERGİN kendisi Hatay milletvekilidir. (YASAMA) Aynı zamanda Adalet Bakanıdır. (YÜRÜTME), Aynı Zamanda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkanıdır. (YARGI) Buradan ne çıkacağını tahmin etmek güç değil sanırım. Parlamentoda çoğunluğu sağlayan bir Parti, hem yasamaya, hem yürütmeye, hem de YARGI’YA istediği gibi müdahale edebilecektir. HSYK’nın yetkilerini merak ederseniz…

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) : Türkiye Cumhuriyeti‘nde adli ve idari hâkim ve savcılarını mesleğe kabul etme, atama, nakletme, geçici yetki verme, yükselme ve birinci sınıfa ayrıma, kadro dağıtma, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme veya görevden uzaklaştırma işlemlerini yapan kurum. Başkanı Adalet Bakanı‘dır.

Bu arada belirtmeme gerek var mı ama Bütün bakanlar hem Yasamada hem de Yürütmede yer alır. Cumhurbaşkanı’da meclisin 3/2 oy çokluğuyla seçilir. Yani mecliste çoğunluğunuz varsa, Cumhurbaşkanını da siz seçersiniz.

Yukarıdan da anlaşılacağı üzere, SİSTEM’İ nasıl kurduğunuz çok önemlidir. Kendi korkunuza yenik düşüp, gücü bölüştürmez, mümkün olduğunca SIZILAMAZ bir sistem kurmaya çalışırsanız. Gücü, kaybettiğinizde dizginleri eline alanlar sizi, sizin silahlarınızla vurabilirler 🙂 . Bugün yaşadığımız durum da bunun güzel bir örneğidir. Eğer Cumhuriyeti olduğu gibi görmezsek, sahte idealler peşinden koşup dururuz.

Bizim aradığımız Özgürlüğün Felsefesi’dir. Özgürlüğün Bilimidir…

Kalın Sağlıcakla;

Düzeltme: Cumhurbaşkanını direk halk seçecekmiş, Ne değişecekse ?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s