Öyle bir yaşam…

1 Comment

gardening-hands

Bir sahil kasabasına taşınmak, orman kenarında küçük bir kulübede yaşamak, bahçeye ufak birşeyler ekmek… arasıra hepimiz aynı düşlere kapılıyoruz değil mi ? ama ” Big City Life ” yazımda bahsettiğim gibi gerçekçi oluyoruz bir anda, şehir bizi bırakmıyor. Bizde şehri bırakamıyoruz. Monotonluk yokuşunda iyice hızlandığımızda, bir anda el frenini çekip kendimizi tatile atıyoruz. Zaman yavaşlıyor biraz, nefes alıyoruz. Sonra tekrar bırakıyoruz kendimizi yokuştan aşşağı…

Neler hissetiğimi yazdım daha önce. Varoluşu unutmayı. Şimdi sıra neden gitmek istediğimi , sorgulamaya geldi. Zamanı mı durdurmak istiyorum ?  Ölümden kaçmak mı amacım ? Peki ya siz ? Neden hep bu hayal var insanın kafasında ? Gerçekte neye duyulan özlem, bu gerçekleşmeyen hayal ? Huzur, sahil kenarında, dağın tepesin de mi bulunur sadece ?  Şehirde kim çalıyor bu huzuru bizden ?

Trafik değil, Duman değil, Uzun saatler çalışmak değil, Hayat pahalılığı değil huzuru benden çalan. Yıldızları görmemeye de alışır insan… ama nereye kadar, kendini feda edebilir. Nereye kadar, hak ettiklerinden vazgeçebilir. Nereye kadar, kendi üstünden geçinen, asalaklara göz yumabilir. Nereye kadar, başkaları için huzurunu feda edebilir….

Bir sahil kasabasında Huzurludur insan. Sahilde uzanırken dalgalar yüzüne çarptığı için değil. Güneş, yüzünü yalayıp geçerken, hafifçe kızaran yanaklarından değil. Tuz kokusu, Martı seslerini duyduğu için değil. Kendi, kendine yetebildiği için huzurludur. ” Devlet ” le işi olmadığı için huzurludur. Hayalimizde bu vardır, ” Özgür ” olmak. Duyduğumuz özlem bunadır. Özgür olan insan, huzurludur. Özgürlük, kendi hayatının sorumluluğunu almaktır. Kimseden birşey beklemeden, yaşayabilmektir.

Eğer Özgür olamıyorsak şehirde, bu şehirin suçu değildir. Huzursuzluğumuz şehirin suçu değildir. Kendi ellerimizle yarattığımız bu sistemin suçudur. Huzurumuzu başkalarının ellerine bırakmamızın suçudur. Ama siz ne kadar dik durmaya çalışırsanız çalışın, sizden hak etmediklerini almak isteyen, akbabalar hep olacaktır. Vergilere boğacaklardır sizi, prosedürlere, politika’ya, yalakalıklara, rüşvetlere… Siz çalıştıkça, birileri gelip sizi cezalandıraktır.

İşte bundan kaçmak isteriz, şehirden bizler. Hakkıyla çalışanlar. Başımıza gelmesede, kendi cinsimize yapılanları hazmedemeyiz. Sistemi hazmedemeyiz. Alıp, başımızı kendi kendimize yeteceğimiz bir yerlere gitmek isteriz. Elektiriğimizi kendimiz üretmek, toprağımızı kendimiz ekmek, suyumuzu kendimiz taşımak isteriz. Bize dokunmasınlar isteriz…

Yapabilir miyiz peki ? Gidebilir miyiz ? iyice yorulmadan pes edebilirmiyiz. İnsanlığın doruk noktası olan modern hayatımızı, şehirleri ve onların temelindeki kendi cinsimizin emeklerini bırakıp gidebilirmiyiz ? Gitmelimiyiz ?
Yoksa savaşmalı mıyız sözcüklerle ? ” Özgürlük” kelimesinin, dillerde sakız olmuş, içi boş bir sözcükten daha fazlası olduğunu. Özgürlüğün sadece ” Baş örtüsü ” takmaktan, ” Kürt ” olmaktan ibaret olmadığını ; göstermeli miyiz ? Sizi en küçük azınlık olan, BİREY olarak sayan bir sistemin gerektiğini anlatmalı mıyız ?

Bilemedim gittii….

Kalın Sağlıcakla;

Reklamlar

One thought on “Öyle bir yaşam…

  1. ÖZGÜRLÜK gerçekten anahtar sözcük. Geçen gün katıldığım bir seminerde öğrendiğim en önemlisi de SEVME ÖZGÜRLÜĞÜ. Marilyn Atkinson ‘a göre duygusal zeka da zaten sevme özgürlüğü demek.Ancak duygusal zekamızla insanları görebilir, elimizde tutacak kadar da özgürlüğü deneyimleyebiliriz..Bilinçli zihni biz istediğimiz noktaya kadar genişletebiliriz. Tıpkı senin bir yazında yıldızlara bakışın gibi…Yazıların bana hep yeni ufuklar açıyor. Eline , sımsıcak sevgi dolu yüreğine sağlık..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s