Çevrecilik, Birşeyleri Yanlış mı Yapıyoruz ?

Leave a comment

Çocukluğumdan beri arabalara hayranlık duymuşumdur. Çoğu markayı, özelliklerini, güçlerini bilirim. Yıllar içinde konudan biraz uzaklaşmama rağmen, halen, araba alacakları zaman, arkadaşlarım bana danışırlar. Autoshow da üniversite yıllarımdan beri, kaçırmadığım bir etkinliktir. Bu sene de, tesadüf eseri, Autoshow zamanı İstanbuldaydık. Ama malesef beklediğiniz gibi, bu yazı Autoshow hakkında değil. Çünkü gitmedim. 🙂 Bu yazı neden hevesimin kaçtığı, arabaların neden beni, eskisi gibi etkilemediği hakkında !

Araba, tarih boyunca hiç bir zaman, sadece Araba olmamıştır. Özellikle erkek cinsi, mülkiyetine sahip olduğu şeyler içerisinde, sanki canlı bir varlığa sahipmişçeşine, bağlanmıştır arabasına. Eşlerin ” Arabanı, benden daha çok seviyorsun ! ” sitemleri, boşuna değildir. Durum böyle olunca, en çok gelişen sektörlerden birinin Araba sektörü olması kaçınılmaz olmuştur.

Araba endüstrisi, içten yanmalı motorun icadından beri pek çok gelişme kaydetti.Fakat bu gelişme, 20 yıldır yerinde sayıyor. Petrol ve benzeri kaynakların tükenmekte olduğu aşikar.Bir şeyleri yakarak elde edilen ısıyla, momentum sağlamak, artık fizik için aşşağılayıcı derecede basit ! Hepimizin böyle hisstemesi bile, bunun yeterli kanıtı. Bugün ilkokul çocukları bile, küresel ısınma, suların kirlenmesi vs.. hakında bir fikre sahip. Peki…neden ortalıkta hala fiyatı 30.000 euro civarında, menzili 1000 km. , hızlanması 10 sn. , son sürati 180 km. tamamen elektirikli bir araba yok ??

” Sen işin elektrik yönünden, mühendislik yönünden, fizik yönünden, pazarlama yönünden…vs NE anlarsın ki ? böyle bir araba istersin.. bre Gafil !! ” diyenler olacaktır.” O senin söylediğin arabayı yapmanın, binbir türlü zorluğu var ! ” diyenler olacaktır. Tamamen haklılar da..ben saydıkları hiç bir yönden anlamam. Ama anladığım, birşey var. O da işin felsefesi. Eğer, piyasada bir talep var ise, ve buna karşılık birileri ( akıllı birileri ) uzun zamandır bir arz getirmemiş ise, bu işte bir terslik var demektir  !! Peki nedir araba sektöründeki bu terslik ?

Dünya genelinde, Arabaların egsoz emisyonları ile ilgili yasalar çıkarılıyor. Motor hacimleri sınırlandırılmaya çalışılıyor. Hibrid arabalara vergi avantajları falan koyuluyor. Araba şirketleri gerekli yasalara uymaya çalışıyor. Aynı modellere düşük hacimli motorlar koyuyorlar. Birkaç filtre yapıp emisyonları düşürüyorlar…vs. Emekleyerek karbondioksit salınımı düşürülmeye çalışılıyor. Hatta, en katı kuralları getiren hükümet, halktan en çok desteği alıyor.

İyi, hoş, çok güzel de….. rekabete ne oldu ???

Bu yasaları çıkaran hükümetler aynı zamanda ne yapıyor… batmak üzere olan General Motors’u  kurtarıyor. Saab ve Volvo’ya kredi imkanları sunuyorlar. Peougot-Citroen ikilisi batmanın eşiğindeyken 7 milyon euro yardım alıyor. VW bütün küçük markaları bünyesinde topluyor. Ne için olduğu meçhul ? sanki Avrupa birliği bastırıyor. Bunun gibi, bir sürü örnek…

Bu kurtarmalar, güya çalışanlar işsiz kalmasın diye yapılıyor.  Kendini geliştirememiş, batmaya mahküm bir şirketi kurtarmak ! ne pahasına peki ? Ben size ne pahasına olduğunu söyleyeyim. Yerinde sayma pahasına ! Çevreyi,doğayı katletme pahasına ! Bütün sektörün, Dünya’nın düşünen gücünü kaybetme pahasına !

Değişen dünya şartlarına uymayan bir şirket, bir üretici , sizce batmayı hak etmiyor mu ? Milliyetçilik gibi duyguların bununla ne ilgisi var ? Aslında kendi talebimize karşılık vermeyen bizleriz. Daha iyi, daha ucuz, daha çevreci bir araba istiyorsak bunu kendimize vermeyen de bizleriz. Toplum içinde, bulunduğumuz konumu kaybetmemek pahasına, kendi kendimizi yağmalayan yine bizleriz…

Oyunu kuralına göre oynamıyoruz. İyilik yaptığını zannedenlerimiz, aslında hile yapıyorlar. Araba sektörü asıl amacını kaybetmiş, bir moda sektöründen ibaret.  Aynı arabalar, 20 yıl önceki gelişmeler süslenerek karşımıza tekrar çıkarılıyor. Bize bu seçenekleri sunmalarına biz izin veriyoruz. Yeni bir buluşun, piyasayı silip süpürecek bir firmanın kurulmasına, biz izin vermiyoruz…

Çevreyi kurtarmanın bu şeklini hiç düşünmemiştiniz değil mi ? İnanın ben pek düşünmemiştim. 🙂 Daha sıkı yasalar, daha etkili müdahaleler gerekir diye düşünürdüm. Devlet işe karışmaz ise daha kötü olur diye… Şimdi görüyorum ki…Araba sektöründe, ve bütün ticarette kendi sonumuzu hazırlıyoruz… İyi olanın kazanmasına izin vermeyerek, yapıyoruz bunu. İşler,biraz kötüye gittiğinde, ” Acaba, kontrolden çıkar mı ? ” düşüncesi, bizi iyi olanı geriye çekmeye, dizginlemeye sevk ediyor. Oyuna en ufak müdahaleler, umulmadık yıkımlara yol açabiliyor.

Sanırım bu gezegeni ve üzerinde yaşayan bizleri düşünüyorsak, kendimizi düşünmeye başlamalıyız. İyi olanın kazanmasına izin vermeliyiz…

Kalın Sağlıcakla;

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s