Cumhuriyet Bayramını Kutlamamak NE DEMEK !!!

Leave a comment

Cumhuriyet…Mustafa Kemal’in bu topraklarda yaşayan herkese en kıymetli armağanı…Elleriyle filizlendirdiği narin bir çiçek. Büyümesi için iyi bakmak, çağa uydurmak ve korumak gerek. Kutlamak, hatırlamak ve yüceltmek gerek. En kötü günde, en çok kutlanması gereken değerimiz…en birleştirici unsurumuz. Van’ın köyündeki ilkokulda da, Ankara’daki Kolej’de de aynı bayrak altında, aynı duygularla kutlanan Bayram….

 Ama gel gör ki , kısacık 88 yıllık tarihinde başına gelmeyen kalmamış…yapısı gereği demokratik olduğundan, halkın her kesiminin, her görüşünün sahne almasına izin vermiş. Milletten irade alıp koltuklarına kurulanlar, oturdukları koltukların nereden çıktığını unutup, kendi varlıklarını sorgulamaya başlayınca işler hemencecik karışmış….

 Ülkenin kalkınması, gelişmesi ve çağa ayak uydurması için seçilenler, rejim’i sorgulamaya kalkmış. Biri çıkmış Komünizm’in daha iyi olduğunu savunmuş, Biri çıkmış Şeriat istemiş, Biri çıkmış ırkçılıktan,Türkçülükten bahsetmiş…aynı ülkenin diğer etnik kökenlerini yok saymış! Biri çıkmış Kürtçülükten, demokratik özerklikten bahsetmiş….

 Üstüne daha da bir çelişki…..Cumhuriyeti korumak adına darbe üstüne darba yapılmış. Narin çiçek postallar altında ezilmiş…gerçi o kadar da narin değilmiş çiçek..dayanmış 88 yıl…Bir yolunu bulup yeniden filizlenmiş. Üstüne üstlük, kendisine sahip çıktığını iddia eden, rant peşindeki sosyal  demokratlara rağmen…

 İşte böyle badireler atlatmış Cumhuriyet…halen yaşıyor, ama hiç gelişmemiş, ilk günkü haliyle kalmış…

 Bu senede Van depremi bahane edilerek, gizli kapaklı, göstermelik kutlanıyor…Türkiye’nin kutlanması gereken tek gerçek bayramı…

 Oysa Atatürk böyle mi isterdi ? Aşiret Liderlerinin, Toprak ağalarının, Tarikatçıların, İlkokul mezunlarının mı Milletvekili olmasını isterdi ? Milletin yarısının seçim barajı yüzünden temsil edilmediği bir meclis mi isterdi ? Cumhuriyetin kutlanmamasına seyirci kalan bir meclis mi isterdi?

 Milletvekili, Parlamenter veya Senato üyesi…dünyada adı ne olursa olsun, bir ülkeyi yönetmeye, temsil etmeye layık kişi, içinden geldiği toplumun en Elit kişisi olmalıdır. Bu elitlik sosyo-kültürel anlamda olmalıdır. Uzmanlıkta olmalıdır. Zeka’da , ileri görüşlülükte….vs. de olmalıdır.

 Kendisini seçen kitlenin sırtına basarak, yukarı çıkmayı değil ; temsil ettiği kitleyi kendi seviyesine ve daha yukarılara taşımayı düşünmelidir. Halkın içinden değil, Halk için var olmalıdır !! Bir ulus ancak bu şekilde çağdaş medeniyetler seviyesine yükselir…

 Türkiye’de olan ise bunun tam tersidir, Atatürk’ten bu yana liderler giderek artan bir şekilde bu elitizmden uzaklaşmış, seçilmek için her türlü popülist yaklaşımı denemişlerdir. Cumhuriyeti kurtarmak adına yapılan darbeler neticesinde , yapılan anayasalarda aynı yaklaşım izlenmiş. Her biri, bir öncekinden kötü anayasalar ortaya çıkmıştır..

 Halka uzak olmakla, Elitist olmakla suçlanan CHP bile sonunda çarşaf açılımı yaparak modaya uymuştur 🙂 .

 Aysun Kayacı’nın bir programda dediği, “ dağdaki çobanla benim oyum bir olmamalı!  “ sözünde bir yanlışlık vardır…dağdaki çobanla benim oyum bir olmalıdır ; ancak bizim oyumuzun gittiği ADAM, bizimle BİR OLMAMALIDIR !!

 birden de az olursa mı ?…. 🙂

 Herkesin Cumhuriyet Bayramı Kutlu Olsun,

 Kalın Sağlıcakla,

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s