Behzat ama “ Ç “ siz

Leave a comment

“One of the very nicest things about life is the way we must regularly stop whatever it is we are doing and devote our attention to eating. “

Luciano Pavarotti

Söze, Ankara eğer bozmaz ise yeni bir klasiğe kavuşur diyerek başlıyorum… Cumartesi akşamı kalabalık aile olarak yemeğe çıkmaya karar verdik. Ne kadar kalabalık olsak ta ailenin en küçüğü ve tek torunu nam-ı değer şehzade Arda beyin “Rahat” edeceği yerler (Yani bizim ağız tadıyla yemek yiyebileceğimiz yerler ) ilk sıralara tırmanmakta… Değişik nereye gitsek diye düşünürken her zaman baktığımız bir kaynak olan Oburcan.com ‘da  Behzat ET-Balık-Mangal ‘dan övgüyle söz ediyordu. Yeri gelmişken,  Oburcan’ı okumadan en azından Ankara’da yemeğe gitmeyin! diye bir klişe kullanmakta sakınca görmüyorum 🙂 . Sonuç olarak toparlanıp gittik Behzat ‘ a …

Rezervasyonu yaptırırken annem çocuklu olduğumuzu belirtmiş, bize de ona göre parkın yanında bir masa ayırmışlar. Sıcak bir karşılamadan sonra masamıza geçtik. Dayım’ın arkadaşı benim de daha önce Köşebaşın’dan tanıdığım Selim bey (sağ olsun çok ilgilendi) ‘de buraya geçmiş..Kısa bir sohbetten sonra siparişlerimizi almak üzere Muhammet bey masamıza geldi. Yemekleri anlatmadan önce biraz kendisinden bahzetmek istiyorum çünkü Behzat hakkında yazı yazma isteğimde büyük payı var. Parkın yanındaki masalara onun bakması da sürpriz değil çünkü çocuklarla anaokulu öğretmeni kıvamında bir iletişimi var. Arda’yı hemen tavladı. Tavladıktan sonra parktaki diğer çocuklarla kaynaştırdı….Bizde yemeklerimizi rahatça yedik. Çocuklu ailelerin bu kritere baya önem vereceğini düşünüyorum  🙂

Mezelerle başlarsak hem Girit dolması, adını hatırlayamadığım yoğurtlu ve kuru domatesli bir Girit mezesi daha, şahaneydi. Acılı ezme, Şakşuka ve deniz börülceside gayet güzeldi. Peynir gayet lezzetti, kavunun da tadı yerindeydi. Ara sıcak olarak gelen tereyağında karides ve kalamar da ortalamanın üzerindeydi. Arda bey’in yemeği erken söyledi, tıkanmasın diye :)) . Kuzu pirzola yumuşak ve kıvamında pişmişti…bayılarak yedi kendisi..Ben levrek yemeğe karar verince bana Annem, Kardeşim ve Yengem ‘de eşlik ettiler, beni de Kültür levreğinden Deniz Levreğine terfi ettirdiler 🙂 . Levrek masamıza gelip gösterildi ki bunu hoş bir davranış olarak buldum. Fileto şeklinde üzerine hafif bir sos sürülerek gelen ızgara Levrek için buradan ahçıyı tebrik ediyorum. O kadar mezenin üzerine, tıkanmış halimle bile nefisti…

Yemek faslını kapatırken sonunda gelen çayı da çok beğendiğimi belirteyim. Askerlik sırasında bu çay işene çok fena alıştım. Şekersiz içtiğimden tadını da iyi alır oldum. Demini iyi almış koyu ama acı olmayan, içinde muhtemelen tomurcuk olan bir çaydı. Çay ocağına da tebrikler…

Bu kadar konuştuktan sonra mekan da hiç mi beğenmediğin bir şey yok diye sorarsanız? Tek şikayet edebileceğim şey vale hizmeti. Mekanın büyük bir otoparkı var biz geldiğimizde erken bir saatti ve tamamen boştu. Her yere dubalar koyulmuş. Arabayı sizden alıp park etmek istiyorlar. Dolayısıyla para talep edilecek…Bu olay çoğu yerde aynı zaten ama ben kıl oluyorum bu duruma. Vale hizmeti park yeri bulunmayan yerlerde verilir veya otopark dolmuştur, başka arabanın arkasına park etmek gereklidir. Bu durumlarda parasını verene konfor sağlar , business class gibi 🙂 . Ama her yeri dubalarla doldurup arabayı park edelim demek, böyle mekanlara yakışmıyor. Yamyamlık oluyor biraz…

Son söz olarak Behzat’a mutlaka gidin,fiyatlar normal, yemekler güzel , çocuklar için çok uygun. Pişman kalmazsınız…

Kalın Sağlıcakla,

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s