Paralel Evrenlere Felsefe Yorumu

Leave a comment

–         Abi, Sen kimsin Allah aşkına? Bu başlık biraz haddini aşmıyor mu?

–         Niye ki , Biz yorum yazamazmıyız. Hem benim yazdığım yorumu sen onaylamak yada beğenmek zorunda değilsin!

–         Kızma hemen , madem ben onaylamak yada beğenmek zorunda değilim, sen yorumun başına niye bu diyalog koydun ki ? Biraz kendini açıklamak istiyorsun gibi geldi bana :))

–         İyide benim kendimi açıklamak istediğimi düşünmen de, senin yorumun. Belki ben bu diyalog’u çok farklı bir amaç için koydum.

–         Hmm bu amaç Ben ne Teorik Fizikçiyim, ne de Felsefeci..Beni mazur görün olabilir mi? 🙂

–         Kesinlikle değil,  Hem ne Teorik fizikçiler nede Felsefeciler bu meseleye doğru dürüst cevap veremiyorlar!

–         Hangi meseleymiş bu? Ayrıca onlar cevap veremiyorlar sen mi vereceksin?

–         Soru şu “Evren nasıl Oluştu” ikinci sorunun yanıtına ise “Yaniiiii…tabi ki hayır”

–         Madem yanıtın “Hayır”..biz hala niye konuşuyoruz?!!

–         Konuşmamızın tek bir nedeni var senin benim bu konuyu yazmamla ilgili problemin var!

–         Onu da nerden çıkardın şimdi!!

–         İlk başta daha ne yazacağımı bilmeden sırf başlığa bakıp eleştirilere başladın, ikincisi “Paralel Evrenler” teorisi biraz inanç sistemini rahatsız ediyor sanırım!!

–         İyice abarttın artık!!  “Paralel Evrenler” teorisi neden inanç sistemimle çelişsin ki?

–         Hani şu “Teklik” meselesi yüzünden, Bizim bildiğimiz Evrenin oluşumuna Big Bang’in başlamasına iki evrenin çarpışması neden oldu diyor yaa o açıdan..dedim.

–         Hmmm sen şu Teoriyi biraz anlatsana…Söylediklerin biraz metafiziğe kaçıyor sanırım.

–         Yani evet…biraz metafizik, biraz spiritüel gözükebilir ama yeni fizik bu….

–         Tam bi anlat şu meseleyi de öyle konuşalım o zaman..

–         Tamam o zaman, “Paralel Evrenler” muhabbeti önceleri metafizik olarak algılandı. Ruhlar alemi, görünmeyen boyutlar falan..yani. Haliyle fizikçiler pek sallamadı bu teoriyi. Sonrasında Big Bang teorisini ve String (Telli çalgılardaki tel’e hitaben) Teorileri geliştirildi. Big bang, Evrenin gördüğümüz haliyle patlama sonucu genişleyen modelini çok güzel yansıtmasına, ve Gezegenlerin, Yıldızların, galaksilerin ve Quasarların oluşumunu çok güzel açıklamasına rağmen Başlangıca açıklama getiremiyordu. String Teorisi ise “ Everything is Connected ” hikayesi, “Kelebek etkisinin atom altı parçacıklara uygulanışı gibi”…yani çok basit olarak tabii..

–         Paralel Evrenler peki bu iki teorinin neresinde?

–         Sabırsızlanma geliyorum……öhöhöm….Birde Membran Teorisi diye bir şey var.

–         Off iyice çorba ettin artık!

–         Yok yok, öyle değil Bu string teorisinin içine “Paralel Evrenler” katılmış hali. 11 Boyutu eklenince oluyo.

–         11. Boyut ne kuzum? 🙂

–         Sırıtma geyik yapmıyoruz burda…11. boyut acayip küçük milimetrenin 10 üzeri 20 de biri falan…bu boyuttan bizim Zayıf yerçekimi kuvvetinin ( Kütle çekimi ) sızdığı düşünülüyor. Yani aslında yer çekimi çok daha güçlü..(Supergravity). String teorisine bu boyutuda katınca oluyor sana M-Teorisi…

–         Hmmm yerçekimini zayıf bir kuvvet olarak düşünmemiştim hiç…

–         Hem de çok zayıf..düşünsene sen metal bir paraya bir buz dolabı magneti tutuyorsun ve hooop para magnete yapışıyor, küçücük magnetin karşısında koskocaman dünya var 🙂

–         Hehehhhe doğru valla…

–         M-teorisinide şöyle  düşünelim , hani atom altı parçacıklar birbirleriyle bir patern içinde stringler oluşturuyorlardı ya , işte onlar artık bir membran oluşturuyorlar. Tabiki bu dediklerim tamamen matematiksel denklemler…ama görsel olarak düşünmeye çalışırsak dokuma tezgahındaki halının dokunmuş ve dokunmamış kısmı gibi…

–         Hadi paralel evrenlere gel artık…

–         İşte evrenlerde sürekli haraket eden birbirleriyle iç içe geçmiş bir sürü üç boyutlu membran (sonsuz) . Dalgalar gibi hareket ediyor ve sürekli temaslarından yeni evrenler doğuyor ve yok oluyor, her birinde sadece bir tek şey farklı…yada tüm fizik kuralları…sınırsız yoğrulan iç içe geçmiş bir hamur

–         WoooW Ying-Yang diyorsun yani…

–         Öyle bir şey demedim ama şimdi sen söyleyince….:))

–         Bırak şimdi!! bu noktaya geleceğin önceden belliydi…iyice spiritüel bi adam oldun sen…Yazının konusuda şimdi belli oldu…

–         Hayır canım ne alakası var…ben gayet… neyse…

–         Eehehhehhehe

–         Ben Felsefeden bahsedecektim, Dualistler haklı olabilir diyecektim, sadece Ying-Yang değil…Belki Decartes..

–         Tamam tamam neyse iyice kafamı şişirdin..ben gidiyorum. Konuştuklarımızı biraz sindirmem lazım 🙂 görüşürüz…yazında kolay gelsin

–         Saol ama pek yazasım gelmedi şimdi, sanırım benim de biraz sindirmem lazım…Sağlıcakla Kal….

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s