Eğitim, ADDS ve Yaratıcılık Üzerine

Leave a comment

Bugün yazmak istediğim konu okuyucuların bazılarına Türkiye’nin şu anki durumunda (İşsizlik, Dış borçlar , Terör , Zamlar….vs.) biraz lüks görünebilir. Bazılarınız memleketin kırsalında, doğusunda okul yoook, öğretmen yok; sen bize eğitimden mi bahsedeceksin? diyebilir. Hatta olan yerlerde de,  kız çocuklarını okula gönderemiyoruz , ADDS neymiş diye biraz daha üstüme gelebilirsiniz.

Ben ise size, “Durun bir dinleyin hele.. anlatacaklarım sistemin en başında yapılan hatalara ışık tutacak, belki gelecekte tüm eğitim sistemimizi değiştirecek, çocuklara ve ailelere okulu sevdirecek” diye cevap vereceğim. “Cehaleti yenersek, diğer herşey onu izler” diye de ekleyeceğim. Ayrıca sinirlenmeyin tek muhatabınız ben değilim!

Sir Ken Robinson. İşte bütün bu tantanadan sorumlu adam bu. Kendisi 1950 yılında Liverpool’da doğmuş. Eğitim üzerine pek çok yerde çalışmış bir şovalye..:) yanlış okumadınız, Eğitime katkılarından dolayı kendisine 2003 ‘te bu ünvan verilmiş. Bütün dünyadaki eğitim sistemlerinin baştan aşşağı değişmesi gerektiğini savunan bir görüşün sahibi.Benim burada anlatacaklarım ise bu görüşün nedenleri ve sunulan çözümlerin bir özeti diyebiliriz.

Ken Robinson’un ilk olarak söylediği eğitim sistemimizin fabrika sistemiyle işlediği. Üretim aşamalarında belirli bir yaşta alınan çocuklar , kutulanıyor ve üretimin belirli aşamalarından geçerken kriterlere uymayan ürünler, üretim bandının dışına çıkarılıyor. Hatta Ziller, eğitimin bölümlere ayrılması bile sanayi devrimini çağrıştırıyor. Çıkan ürünler ise tüketiciyle yani işverenlerle buluşuyor.

Çocuklar bu zoraki, sıkıcı eğitim aşamalarından geçerken, birde yeni teknolojik oyuncaklardan (PS3 ler, İphone’lar, Televizyon…vs.) kendilerini korumaları gerekiyor..Biraz dikkat dağıldı mı ,  “bu çocuk da ADDS mi var?” diye hemen psikiyatriste. Gerekli görülürse hemen ilaçlara başlanıyor. ADDS ( Attention Deficit Disorder Syndrome) türkçe meali ile Dikkat Dağınıklığı Sendromu..

Şimdi bu dikkat dağınıklığı sendromunun aslında biraz abartıldığı; giderek artan bir rahatsızlık , salgın olmadığı düşünülüyor. Bende bu görüşe katılıyorum. Zira bu teşhis konmuş çocukların ilgilendikleri, yada başarılı oldukları spor, oyun, müzik gibi alanlarda dikkat dağınıklığı yaşamadığını görüyoruz.

ADDS teşhisi koyulmayan çocuklara gelince, belki onların durumu daha üzücü. Şartlı reflekslerle, sevmedikleri pek çok dersi öğreniyorlar. Daha ilk okulda çocuklara “en sevdiğin ders ne?” gibi bir soruyla sanki bütün dersleri sevmelilermiş, ama bazılarını daha fazla gibi bir yargıyı kafalarına yerleştiriyoruz. Bu soruya Hiç “Hiçbiri” yanıtını alan olmamıştır herhalde:) büyüdükçe ödül-ceza ikilisiyle, sevmesende yapmak zorundasın kavramını, iyice oturtuyoruz.

Buradan hayatta hep sevdiğimiz şeyleri yapmamız gerekiyor gibi bir yargı çıkmasın, tabiki bazı durumlarda hoşumuza gitmeyen şeyleri yapmak zorunda kalabiliriz. Ama kaçımız şu anda yaptığı işi severek yapıyor? yada Pekçok kişi sadece haftasonu için yaşamıyor mu? Sizce de burada bir yanlış  yok mu?

Bir diğer konuda, herkesin üniversite mezunu olması gerektiği gibi bir yanılgının mevcut olması. Günümüzde pek çok üniversite mezununun işsiz olması, işi olanlarında , şuanda çalıştığı işler için fazla kalifiye olması; bu yanılgı üzerinde toplumu biraz düşünmeye itse de, durum iyi anlaşılmış değil. Sorun Üniversiteye gelmiş gençlerin kendileri ile ilgili en ufak bir fikirlerinin olmaması!!  Neyi yapıp yapamayacaklarını bilmiyorlar, neyi sevip sevmediklerini bilmiyorlar çünkü 3 yaşından itibaren sadece bulundukları noktaya gelmeye çalışmışlar!!  o zaman tek yapmaları gerekenin ( ailelerinin de etkisiyle) üniversiteyi bitirmek olduğu düşünüyorlar!!!!!

Bitirmek! bütün sistem bunun üzerine kurulu. Ödevini bitirmek, Dönem ödevini bitirmek, ilkokulu, Ortaokulu, Liseyi ve Üniversiteyi bitirmek! Ken Robinson’un dediği gibi çizgisel işleyen bu süreç sonunda ,verilerle dolu zihinler elde ediliyor ama farklı perspektiflerden bakma yetisi olmayan zihinler!

Aşağıdaki videoda Ken Robinson’un bir konferansının anime edilmiş şeklini bulacaksınız. Yaratıcılık ve Eğitim sistemi ile ilgili çözümler yazımın ikinci kısmında….devam edecek   ———–>

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s